Advert
Advert
Sivilcelerden kurtulalım
Selim ŞAHAN

Sivilcelerden kurtulalım

Bu içerik 409 kez okundu.
Advert

Biliyorsunuz sivilce, ergenlik döneminin baş belasıdır. Çocukluktan gençliğe geçiş zamanında yüzünüzde belirmeye başlarlar ve 15-20 yaş aralığınız zehir olur… Kurtulmak için çareler arar, eliniz sık sık yolmaya ve yok etmeye gider ama daha da azdırırsınız. Sesinizin kartlaşmaya başladığı, hormonların delişmen olduğu dönemler… Ben de az çekmedim onlardan...

Benim estetik takıntımı yazılarımı okuyanlar bilirler… Gözü rahatsız eden çıkıntılar, gözüme batar benim. Şimdi konuyla ilgili nerede ise tek düze mimari yapılarımızın çirkinliğine girmeyeceğim.

Epeydir aklımda ama bugün şu ilan ve reklam panolarına takacağım. Biliyorsunuz, taktım mı takarım. Takıntı kötü bir şey... Peki bir sonuç çıkar mı? Ben yazarım; gerisi yetkililerin ilgisine kalmış.

Hemen söyleyeyim ki Saraçoğlu Caddesi ile Hürriyet Caddesi’nin kesiştiği Mezarbaşı'ndaki devasa Büyükşehir panosu ne işe yarıyor hala anlamış değilim. Ödemiş'in baş sivilcesi, hala tamamlanmayı bekleyen o hantal demir yığınıdır. Nokta!

Nokta yazıp da konuyu burada kapatmayacağım elbette. Bence önceki dönemden kalan belediyenin büyük boy ilan reklam panoları da Ödemiş'in yüzündeki sivilcelerden bazılarıdır. Elbette özel ve önemli günlerde ve bayramlarda kutlamalar, hatırlatmalar yapılabilir ve böyle büyük ölçekli panolara ihtiyaç duyulabilir ama bence bunlar hem görüşü engellemeli, hem de görüntüyü boğmamalı.

Öte yandan Ödemiş'te çok sayıda reklam ilan panosuna ihtiyaç duyulduğunu da kabul ederim. Ama bu reklam ve ilan panoları; sadece kamu yararı gözeten dernek, sendika, oda ve vakıf gibi kurumların etkinlik duyuruları için kullanılmalı. Ve bu panolar öyle yerlere dikilmeli ki hem görünmeli, hem görüntüyü engellemeli hem de görüşü engellememeli… Ve de estetik büyüklükte olmalı...

Şimdi belediyenin bile minibüs duraklarını kendi etkinlik duyuruları ile donattığı bir ilçede görüntü kirliliğini önlemek mümkün müdür? Sadece minibüs durakları mı? Boş bulunan her yere. Ve asılan veya yapıştırılan afiş, asıldığı gibi duruyor çoğu zaman. Bir bakıyorsunuz ki iki ay önce yapılmış bir etkinliğin afişleri hala asılı…

Bence bu uygun büyüklükteki duyuru panoları, kentin çeşitli yerlerindeki meydanlara, eski köy ve beldelerde de yapılmalı. Tabi oralarda da yazdığım uyarılara dikkat edilmeli.

Öte yandan olur olmaz yerlere dikilen uyarı levhaları da mutlaka estetikten anlayan ve kuralları bilen uzman kişiler tarafından gözden geçirilmeli.

Telekom önü, Mezarbaşı ve Ulus Kavşağı, Ödemiş'in yüzü gibidir. Bence işe buralardan başlamalı ve en azından sivilcelerin iri olanlarından arınmalıyız.

Ve Birgi, Gölcük ve Bozdağ turizm üçgeni. Hatırlatırım ve mutlaka siz de görüyorsunuzdur, Ödemiş'e gelen insanların ellerinde fotoğraf makineleri oluyor. Bunları yük olsun diye taşımıyorlar…

Birgi Ulu Camii önündeki ve çevresindeki gereksiz levhalar…

Bu yazıma alabileceğim birçok fotoğraf var. Ama ben birini seçtim ki Hükümet Konağı karşısındaki boş bir dükkanın camındaki afiş cümbüşü! Hangisi yeni, hangisi eski belli değil…

Salı Pazarı ve Gölcük'teki büyük boy Ödemiş yazıları… Her turistik yerde var nerdeyse… Ama bence Salı Pazarı yerine Ulus Meydanı veya Karşıyaka Parkı çevresinde biraz daha kaçak olacak şekilde olsaydı. Ve Gölcük'teki de güneşi arkaya verecek şekilde değil de Prenses Otel'in hemen yanına veya itfaiyenin su aldığı bölgeye dikilseydi.

**

Kimi tanıdıklarım, "Eskiden yazdığın gibi sert yazmıyorsun, ne değişti?" diye takılıyorlar. Ben her dönemde aynı yumuşaklıkta yazdım. Batırdım ama incitmedim. Ama okuyanlar, döneme göre farklı algıladılar.

Doğruya doğru, eğriye eğri. Bir şey daha ekleyeyim ki bunu çok önceleri yazmıştım:

Tayyare binası arkasındaki tarihi uçak, bence binanın önüne alınmalı…

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ödemiş Otogarı ıssız kaldı
Ödemiş Otogarı ıssız kaldı
Akaryakıtta bir iyi bir kötü haber
Akaryakıtta bir iyi bir kötü haber