Advert
Advert
Suya yazı yazmak
Selim ŞAHAN

Suya yazı yazmak

Bu içerik 200 kez okundu.
Advert

Birine etkisi olmayan sözler söylemek, suya yazı yazmaktır.
Etkisi ve süresi çok kısa olan bir iş yapmak da öyle…
Bazen, "Yazıyorum ama benim bu yazdıklarımı kaç kişi okuyor?" diye sorarım kendime.
Bazen yazı yazmak için bilgisayar başına oturduğumda yazıya nerden başlayacağımı düşünür dururum. Yazıp sildiğim çok cümleler olur.
Klavyede hızım fena değildir. Yani ortalamanın üstündedir. Eğer kafamda yazı şekillenmişse 15 dakikada yazar paylaşırım. Bazen bu süre yarım saati, bazen de bir saati bulur.
Bazen suya yazı yazdığımı sanırım. Bazen de karşılaştığım arkadaşlarım veya tanıdıklarımdan “Filanca yazını okudum; çok beğendim” cümlelerini duyduğumda "Demek ki suya yazmıyormuşum" dediğim olur.
Kimi zaman da hiç ummadığım insanların “Siz Selim Şahan değil misiniz?” diye sorduklarına tanık olurum.
**
Yıllar önce yazdıklarımı görürüm bazen. Kimi zaman Facebook’tan, kimi zaman da orada burada kalmış eski gazetelerden. Şöyle kaba bir hesap yaptığımda 10 kitaplık yazı yazmışım diyebilirim. 22 yıldır Küçük Menderes Gazetesi'nde yazıyorum. Küçük Menderes Gazetesi, benim içimi döktüğüm sırdaşım gibidir. Yazarken sırdaştır ama paylaştıktan veya yayınlandıktan sonra yabancı. Yabancı dedim çünkü rahmetli başyazarımız Mustafa Erdal bize, “Küçük Menderes Gazetesi, sizin olmaktan çıkıp kamuya mal oldu” derdi.
Kamuya mal olmak!
Hatta yazdığı kitaplar için de "Bu kitap, artık benim olmaktan çıktı" derdi…
**
Yapı itibarı ile bulunduğum sosyal çevreye uyum sağlayabilen bir insan olduğumu düşünüyorum. Köyde de yaşayabilirim şehirde de. Kendi ülkemdeki kadar rahat olmasa da yabancı ülkede de hayatımı devam ettirebilirim. Gurbetlik zordur.
Gurbet uzak ülkeler, sıla memleket demektir. Sıla hasreti, çok şiirler yazdırmıştır insana.
Sıla hasreti duyan insan, gurbette yaşıyordur.
Nazım Hikmet ve Bertolt Brecht, benim için iki önemli şairdir. İkisi de ülkelerinin büyük acılarına tanıklık etmişlerdir. Ülkelerinden sürülmüş, yazdıkları yasaklanmıştır…
Brecht, “Bir çivi çakma duvara / iskemleye savur ceketini / seni sılaya çağıran kağıt, anadilinde” derken, Nazım da sürgünde yaşadığı Varna kıyılarından, “Bir vapur geçer Varna önünden / Uy Karadeniz’in gümüş telleri / Boğaza doğru / Nazım usulcacık okşar vapuru / Yanar elleri...” yazmış.
**
Kahve kültürüm de vardır sosyal işlere emek verme kültürüm de…
Mutfakta olmayı severim. Mutfakta olmayı sevdiğim kadar olmasa da garsonluk da yapabilirim.
Mutfak derken kastettiğim, yemek yapmak değil tabi… İçinde olduğum işlerin arka planında.
Vaktim varsa yemek de yapabilirim. Yiyeceklerin pişirme sırasını bilirim. İyi bulaşık yıkarım çünkü bulaşık yıkamak, insanı ruhen dinlendirir. Sıcak suyla yıkarım, iyice köpürterek.
**
Kimileri "Bunca yazıya nasıl konu buluyorsun?" diye sorar. Ve de zamanı…
Nüfus kütüğüm Kaymakçı'da. 23 yıldır aralıksız Ödemiş’teyim. 22 yıldır yerel gazetecilik ile uğraşıyorum. Çok haberler yaptım, çok yazılar yazdım. Belediye Meclisi toplantılarına katılır, oradaki ince ayrıntıları not ederim. Meslek hayatıma sendika üyeliği ile başladığım ve zaman zaman da sendika yöneticiliği yaptığım için çevremde neler oluyor bitiyor duyarım.
Biliyorsunuz şimdi de Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyesiyim. Bu nedenle ilçemizdeki birbirinden çok farklı meslek grubu insanları ile birlikte olur, onlarla gündemi değerlendiririm.
Haftada en az bir kez Kaymakçı’ya giderim.
Dolayısı ile konu bol… Ama bazen zaman yeterli olmuyor.
Herkesin zaafı, yani bilmediği eksik yönleri vardır. Bunu da kabul ederim. Kabul ettiğim gibi yine de farkında olmadan bazı yanlışlar da yapıyor olabilirim. Ama şunu bilirim ki hayatın geleceği paylaşmakta, mutluluk bölüşmektedir.
Kişilerin başarılarından ziyade örgütlerin güçlü olmasını önemserim.
Ortak akıl ve danışma… Sorma, soruşturma…
Kimileri çok konuşur ama eline taşın altına sokmaz… Hep konuşur, hep konuşur…
Eleştiri kolaydır. İşi bilmeden bilgiçlik yapmak da…
Saman altından su yürütmeyi sevmem.
Yazıyorum işte, belki bu da benim ya da yazarların genel özelliği…
Siz isterseniz buna suya yazma deyin…
Bazen de kendimden bahsediyorum…
Biraz uzadı ama bugünlük de böyle olsun…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Altı kişilik köy: Lübbey
Altı kişilik köy: Lübbey
Kuraklık devam ederse çiftçiye su verilmeyecek
Kuraklık devam ederse çiftçiye su verilmeyecek