Advert
Advert
Belediyelerden insan manzaraları
AYRINTI / Mehmet ŞAHAN

Belediyelerden insan manzaraları

Bu içerik 91 kez okundu.
Advert

Belediyeler, yerel yönetimlerdir. Yöneticileri o bölgede oturan halk seçer. Her ne kadar belediye yönetimiyle ilgili yasalar olsa da seçilen kişilerin büyük çoğunluğu, belediyeyi kendi çiftliği gibi yönetir. Büyük çoğunluğu diyorum, görevini hakkıyla yapan belediye başkanlarımız da var, onları ayrı tutuyorum. Böyle örnek belediye başkanlarımızı kutluyorum.

Hani başbakanlardan biri, 23 Nisan’da başbakanlık koltuğuna oturan çocuğa: “Başbakan sensin, astığın astık, kestiğin kestik” demişti, hatırlarsınız. İşte belediye başkanlığına seçilen kişilerin büyük çoğunluğunun anlayışı da aynen böyledir: “Başkan benim, istediğimi yaparım." Partisi önemli değil, bizim insanımızın genel olarak anlayışı budur. Geçmişte bunun örneğini çok gördük, gelecekte de görmeye devam edeceğiz.

Medyadan takip etmişsinizdir. İstanbul-Güngören Belediyesi başkan yardımcısının kendisine selam vermeyen hizmet şoförünü tuvalet önüne oturtarak gelen geçen her başkan ve başkan yardımcısına selam verme cezası vermesi de bu kapsamdadır: “Başkan benim, istediğime istediğim cezayı veririm, yasa masa vız gelir…”

Başkan yardımcısı, verdiği bu keyfi ceza sonucu makamını kaybetmiş. İyi olmuş ama keyfi davranışlarından dolayı yaptığı yanına kar kalan birçok başkan ve başkan yardımcıları da var.

Şimdi size başka bir manzara anlatacağım. Adam, üç başkanla çalışmış belediyede bir müdür. Üç başkanın üçü de aynı partiden. Partisini sormayın. Parti önemli değil, olay önemli. Birinci başkan döneminde işe girdiği için ikinci başkan, "Bu, birinci başkanın adamı" diye görev yerini değiştirmiş. Daha pasif bir görev vererek onu kızağa çekmiş. Her ay yerini değiştirerek onun üzerinde psikolojik bir baskı uygulamaya başlamış. Bu şekilde yıldırarak onu görevden uzaklaştırmak istemiş. Adam, her baskıya dayanarak işine devam etmiş. İkinci başkan, baktı ki olmuyor uğraşmaktan vazgeçmiş.

İkinci başkanın görev süresi dolmuş. Seçimde aynı partiden başka biri gelmiş. Üçüncü başkan, göreve geldiği ilk günden itibaren görevde olan müdürleri ikinci başkanın adamları olarak görmeye başlamış. Bizim müdür, daha önce birincinin adamı olarak görünüyordu ya şimdi de ikincinin adamı oldu. Üçüncü başkan da bulunduğu yerden alarak başka daha pasif bir göreve vermiş. Aynı ikincinin uyguladığı taktikleri üçüncü başkan da uygulamaya başlamış. "Gelen gideni aratır" derler ya, onun gibi bir şey.

Daha önceleri farklı partiden olan başkanların bu taktikleri uygulayarak karşı partiden olan personeli yıldırıp işten uzaklaştırdığını, onların yerine kendi partisinden ya da akrabalarından adamlar yerleştirdiğini duymuştum da aynı partiden olup da bu taktikleri uygulayan başkanları yeni duyuyorum.

Geldiğimiz durum: Ülke genelinde partilere bölünmüşüz, yerelde de aynı parti içinde kliklere bölünmüşüz. Acıdır ki durum bu: Bendensen iş var, yoksa hiç uğraşma. Balık baştan kokmuş, kuyruğa gelmiş.

Sevgi, saygı ve mutluluklar.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Altı kişilik köy: Lübbey
Altı kişilik köy: Lübbey
Kuraklık devam ederse çiftçiye su verilmeyecek
Kuraklık devam ederse çiftçiye su verilmeyecek