Advert
Advert
Yakıştı mı!
Selim ŞAHAN

Yakıştı mı!

Bu içerik 158 kez okundu.
Advert

Ortadoğu kaynarken bizim burada tırı-vırı işlerle ilgili yazı kaleme almamız, belki birileri için anlamsız geliyor olabilir ama ne yaparsınız, yerel gazetelerde yerel konuların ele alınması gerektiğini hep savunmuşumdur. Tabi dünya ve ülke gündemine ilişkin bir iki kelam etmek de tavrımızı belli etmek adına bazen gerekli oluyor.

Adına ne derseniz deyin savaş ve barış, birbirini tamamlar. Barışı korumak için savaşa, savaşa karşı da barışa ihtiyacımız var. İnsanların savaşa karşı konumlanışları da ideolojik duruşlarına göre şekillenir. Savaşlar, önceleri birileri için heyecan verici olabilir ama yıkıcı sonuçları da sonraları başka birileri için sonraları ortaya çıkar.

Ortadoğu coğrafyasında herkes birbirini bitirmek, deyim yerinde ise boğazlamak için uğraşıyor. Kendimi bildim bileli bu coğrafyada savaş var. Bu yüzden bu konuyla ilgili yorumlarımı yazıya aktarmayacağım ama kendimi siyasetin içinde bulduğumdan beri bildiğim ve benimsediğim bir slogan vardır ki o da “Yankee Go Home” dur.

60’lı yılların öğrenci liderlerinden Sinan Cemgil’in “Biz, ODTÜ’de İngilizce üç kelime öğrendik: Yankee Go Home” sözü de Türk siyasal tarihi açısından önem verdiğim bir cümledir.

**

Gelelim başlıktaki konuya:

Nerede olursak olalım eğer bir iş yapıyorsak, “Ben yaptım oldu!” mantığının hakim olduğunu ne yazık ki yaşayarak görüyoruz. Oysa yaklaşık 150 yıllık bir demokrasi kültürümüz var. Demokrasi kültürü demek, işlerin ortaklaşa benimsenerek uygulamaya konması demektir. Buna göre devletin en üst kademesinden evimizdeki en alt düzeydeki birliğe kadar birbirimize danışmalı ve çoğunluğun aldığı kararları uygulamaya almalıyız.

Tema, demokrasi kültürü. Yani ortak aklı bulma durumu.

Temayı biraz daha sınırlandıralım ve konuyu somutlaştıralım.

Demem o ki ne yapıyorsak yapalım ve şöyle bir kenara durup, “Nasıl oldu!” diye bakalım. Hatta çevremizdekilere “Nasıl olmuş?” diye soralım. Alttan bakalım üstten bakalım; sağdan bakalım soldan bakalım, hatta önden bakalım arkadan bakalım ve yaptığımız iş önce kendi içimize sonra da çevremizdekilerin içine sinsin…

Estetik ve çevre güzelliği… Yaşadığımız yerlere çekidüzen verme…

Şöyle evimizin balkonuna oturduğumuzda güzel bir manzara eşliğinde çay kahve içmek istemez misiniz?

Veya şöyle caddede veya sokakta yürürken engele takılmadan ilerlemek istemez misiniz?

Sizi bilmem ama çıkıntı ve sivrilikler, benim gözüme takılır.

Devasa ilan panoları, gelişigüzel yerleştirilmiş çöp konteynerleri, olur olmaz yerlere dikilmiş minibüs durakları, taşları yerinden fırlamış köşe başları…

Hiçbir şeyi hiç kimsenin umurunda değilmiş gibi… Aman canım!.. Adam sen de!

Bence yaşadığımız yerlerde estetik kurullar olmalı.

Bugün uzatmayalım da belki yazı kısa diye okuyan insan sayısı yükselir…

Dünya şimdilik hepimize yeter; yeter ki paylaşmasını bilelim…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ödemiş Ticaret Odası'ndan öğrencilere eşofman yardımı
Ödemiş Ticaret Odası'ndan öğrencilere eşofman yardımı
İklim krizine karşı panel
İklim krizine karşı panel