Advert
Advert
Advert
Kriz yok diyen Ödemiş hayvan pazarına gelsin, baksın
AYRINTI / Mehmet ŞAHAN

Kriz yok diyen Ödemiş hayvan pazarına gelsin, baksın

Bu içerik 227 kez okundu.
Advert

Cumartesi günleri Ödemiş’in pazarıdır. Aynı gün Ödemiş’te hayvan pazarı da kurulur. Ülkemizin en çok hayvan yetiştiren bölgelerinden biri olan Ödemiş için küçük Hollanda diyenler vardır. Bu nedenle bölgenin en büyük hayvan pazarlarından biri burada kurulur. Yurdumuzun değişik yerlerinden alıcı ve satıcılar yıllardır burada buluşur. Ödemiş’in ekonomisine büyük katkısı vardır. Nedendir bilmem bir ara bu hayvan pazarını cuma gününe aldılar ama tutmadı. Sonra tekrar cumartesi gününe alındı.

Ödemiş hayvan pazarı gece yarısı kurulur sabah erkenden biter. Başka yerlerde de aynı mıdır, alışkanlık mıdır yoksa başka bir nedeni mi var, bilmiyorum  

Bizim Hasan Ödemiş hayvan pazarından dönüyordu. Dükkânımın önüne geldi, durdu.

-Hocam bu gün çaylar benden.

-Hayırdır Hasan!

-Battı balık yan gider. Biraz paraya sıkıştım. Yirmi koyun satayım diye Ödemiş hayvan pazarına gittim. Satamadan geri dönüyorum.

-Ne oldu Hasan?

-Hocam, kriz yok diyorlar ya, yok diyenler gelsin Ödemiş hayvan pazarına baksın. Orada krizin daniskası var. Yaprak kımıldamıyor. Hayvanların yüzüne bakan yok. Üç ay önce sekiz on bin lira olan inekler altı yedi bin lira. Adam bir fiyat veriyor dönüp bakmıyor bir daha arkasına. Verdin verdin. Vermezsen satamazsın. Çok sıkışık olanlar vermek zorunda kalıyor. Çaresizlik hayvanları ölü fiyatına sattırıyor. Senin anlayacağın hocam, Ödemiş hayvan pazarı sallantı geçiriyor. Oynak zemin gibi sallanıyor. Bu çiftçi ne yapar ne eder bilmiyorum. İyi günlerde değiliz. Dilerim bizi yönetenler bir an önce bizi bu çıkmazdan kurtarır.

Bu sabah pazara yirmi koyun götürdüm. Alıcı yok, sorucu çok. Ölü fiyatı veriyorlar. Satmadan geri getirdim. Hepsi arabada duruyor. Belki ileride düzelir, o zaman satarım. Şimdilik idare ediyorum. Çok sıkışırsam belki o zaman satarım. Bu günler de geçer hocam.

Hiçbir şey zoruma gitmedi de girişte koyun başına beşer lira aldılar, o zoruma gitti. Satabilseydim zoruma gitmeyecekti. Bir de çıkışta beşer lira istediler. İyi ki makbuzlarımı atmamışım. Makbuzlarımı gösterdim. Bakın kardeşim ben girerken ödedim, mallarımı satamadım geri götürüyorum. Hem girişte hem çıkışta para mı alıyorsunuz? Bu böyle olmaz. Buraya mal getiren bulunmaz sonra. Bir koyundan bir deri çıkar. Siz iki deri çıkarmak mı istiyorsunuz, dedim. Makbuzlarımı görünce çıkışta para almadılar. Bir de çıkışta para alsalardı işin tuzu biberi olacaktı.

İşte böyle hocam, çaylarımızı içtik bana müsaade. Çay parasını da vereyim ki, yüzümün akıyla gideyim.

-Tamam, Hasan gidebilirsin. Çay paralarını ben veririm. Yolun açık olsun. Güle güle!

***

Bizim Hasan da muhabbet çok. Oturduğu yerden insan pazarın durumunu bilemez. Hayvan pazarına uğrayanlar bilir. Hasan Ödemiş hayvan pazarına gitmiş, gördüklerini, yaşadıklarını anlatıyor.

Sevgi, saygı ve mutluluklar.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Akyol’un son yolculuğu memlekete
Akyol’un son yolculuğu memlekete
Tire’de Karadeniz fırtınası esti
Tire’de Karadeniz fırtınası esti