Advert
Advert
Advert
İnsanı Kazanmak
Sadırdan Satıra / Dr. Mehmet MALKOÇ

İnsanı Kazanmak

Bu içerik 534 kez okundu.
Advert

İnsan olup da günahı olmayan var mı?  Az veya çok hepimizin var…  Hz. İsa, zina eden bir kadını taşlamak isteyenlere “Ona ilk taşı günahsız olanınız atsın!” buyurduğunda taşı atacak biri o gün de yok, bugün de yok, kıyamete kadar da olmayacak… 

İslam’da Müslüman’ın, Müslüman’ı ötekileştirme gibi bir görevi yok… Onun elinden tutma, yoldaş olma görevi var… Hayırhah bir dost olma görevi var… İslam, Ebû Cehillere, inançsızlara ve günahkârlara küfretme/aşağılama dini değildir… İslam, Hz. Ebû Bekirler, Hz. Ömerler, Hz. Osmanlar ve Hz. Aliler yetiştirme dinidir…

 

Rivayete göre Hz. Ömer, Şamlı bir adamı soruşturunca, ona kendisini şaraba vermiş alkolik bir adam olduğu bilgisi gelir. Hz. Ömer, kâtibine ona gönderilmek üzere bir mektup yazdırır. Mektubunda ona sadece Kur’ân’dan ayetleri hatırlatır.

 

 “Ömer’den Falancaya. Selam üzerine olsun. Ben kendisinden başka ilah olmayan Allah’a olan şükrümü sana iletiyorum. 

Bismillahirrahmanirrahim.

1. Hâ, Mîm. 2. Bu kitap; ‘mutlak izzet ve ilim sahibi’ Allah tarafından indirilmektedir. 3. Günahları bağışlayan, tövbeleri kabul eden, cezası sert, lütfu bol... ki O’ndan başka tanrı yoktur... Yalnız O’nadır ayrıca, nihaî dönüş!’” (Mümin 1-3)

 

Ardından mektubu mühürler teslim edecek olana: “Bu mektubu ona ayık iken teslim edin.” diye tembihler ve sonrada yanında bulunanlara o adam için dua ettirir.

Adam mektubu alıp okuyunca şöyle demeye başlar: “Allah Teâlâ beni mağfiret edeceğine dair vaatte bulunmuş ve azabı ile de uyarmış!”. Bunu tekrarlar ve sonrada ağlar, tövbe eder, kendisini alkolden kurtarır. Durumu Hz. Ömer’e ulaşınca:

“İşte böyle yapın! Kardeşinizin ayağının kaydığını gördüğünüz zaman onu düzeltin ve onun ayağa kalkması için çaba gösterin, onun tövbe etmesi için Allah’a dua edin! Ona karşı şeytanların yanında olmayın!”.

 

Başka bir örnek;

Günaha düşen Müslümanları katletmeyi kendilerine görev sayan dindarımsı bir grup Haricî, Ebû Hanife’nin Günahkâr Müslüman’ı tekfir etmediği, dinsizlikle suçlamadığı haberi ulaşınca ellerinde kılıçlar ona hesap sormaya gelirler…

“- Ey Ebû Hanife!  Bil ki bugün için senin dünya hayatının son günü, ahiret hayatının da ilk günü olacak. Sana iki mesele sormak üzere geldik. Her ikisi de bizim en zor sorularımız. Eğer bu soruların içinden çıkabilirsen ne ala! Yoksa kellen gidecek!” derler...

Ebû Hanife: “-Bana karşı insaflı olacak mısınız?” diye sorar.

“- Evet!” derler.

Ebû Hanife: “-Yahu önce şu kılıçlarınızı kınlarına koyun! Parıltıları gözümü alıyor!” dedi.  Onlar:

- “Hiç olur mu? Onları kınına nasıl sokabiliriz ki? Biz onları senin kanınla boyamayı umuyoruz.” derler.

İmam: “-Peki, konuşun!” der.

Şöyle sorarlar:

- “Mescidin kapısında iki cenaze var. Bunlar hakkında ne dersin?

Birincisi şarap içmiş sarhoş olmuş ve boğazında içki durması yüzünden de ölmüş.

İkincisi ise bir kadın; zina etmiş, gebe kalmış, gebelik belli olmaya başlayınca ilaç içmiş bu yüzden çocuğu düşmüş, kendi de ölmüş.

Sen bu iki cenaze hakkında ne diyorsun?”

Ebû Hanife:

- “Bu sözünü ettiğiniz iki kişi Yahudi dininden miydiler?” diye sorar:

- “Hayır!” derler.

- “Hıristiyan mıydılar?”

- “Yok, Hıristiyan da değildiler” diye karşılık verirler.

- “Öyle ise hangi dinden idiler?” diye sorar. Onlar da:

- “Allah’tan başka tanrı olmadığına ve Hz. Muhammed’in onun Resulü olduğuna şehadet eden Müslümanlardandı!” derler.

 - “Peki, onlar “Allah katından gelen her ne var ise onları kabul ediyorlar mıydı?” der.

- “Evet!” derler.

- “O zaman söyleyin bana bu kabulleri, küfür müdür yoksa iman mı?”

- “İman!” derler.

- “Peki, bana söyleyin bu kabulün ne kadarı iman; yarısı mı, üçte biri mi, dörtte biri mi?”

- “İman imandır, imanın yarısı, üçte biri, dörtte biri olmaz ki!” derler.

“-Yani tümü mü o zaman?” der.

“Elbette tümü!” diye karşılık verirler. Diyalog bu noktaya gelince İmam:

“-İmdi, buna göre bana sorduğunuz cenazelerin mümin olduklarını bizzat siz kendiniz söylemiş oldunuz!” der.

İçlerinden biri: “-Bunları bırak da sen bize söyle hele! Onlar cehennem ehlinden midir yoksa cennet ehlinden mi?”

Ebû Hanife bu soru üzerine onlara şöyle cevap verir:

“Ben o iki cenaze hakkında Hz. Nuh’un bu kişilerden çok daha ağır günah içinde olan kavmine söylediğini söylerim. O şöyle demişti:

Nuh, şöyle dedi: “Onların yaptıklarına dair benim ne bilgim olabilir?”

Onların hesaplarını görmek ancak Rabbime aittir. Bir anlayabilseniz!”  (Şuara112-113)

Hz. İbrahim’in onlardan çok daha büyük günah içinde bulunan kavmi için dediğini derim. O şöyle demişti:

“Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin.” (İbrahim 36)

Yine onlar hakkında onlardan daha büyük günah içinde bulunan kavmi için Hz. İsa’nın söylediğini söylerim. O şöyle demişti:

“Eğer onlara azap edersen, şüphe yok ki onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, yine şüphe yok ki sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.” (Maide 118)

Ve nihayet onlar hakkında Hz. Peygamber efendimize indirilmiş olan şu ayetler doğrultusunda söyleyeceğimi söylerim.

“Ben size, “Allah’ın hazineleri yanımdadır”, demiyorum; gaybı da bilmem. “Ben bir meleğim” de demiyorum. Sizin hor gördüğünüz kimseler için, “Allah, onlara asla hiçbir hayır vermez” de diyemem. Allah, onların içlerindekini daha iyi bilir. Böyle bir şey söylersem, o zaman ben gerçekten zalimlerden olurum.” (Hûd 31)

Bunun üzerine Ebû Hanife’yi öldürmeye gelenler:

“-Ey Ebû Hanife! Sen, bizi içinde bulunduğumuz çıkmazdan kurtardın! Allah da seni sıkıntılardan korusun!  Biz, yaptığımız yanlıştan dolayı Allah’a tövbe ediyoruz…” derler ve sonra da onun öğrencisi olurlar…

Evet, örnekler ortada…

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Tahsin Burgaz     2018-09-21 Allah razı olsun Mehmet hocam.
Tahsin Burgaz     2018-09-21 Allah razı olsun hocam.
Abdurrahman Bicici     2018-09-21 Sayin hocam elinize yureginize saglik, yine gunumuze uyarlanmis bir yaziyi yazmissiniz. O kadar cok ornek vermissiniz ki okurken tuylerim diken diken oldu, sizde yasadigimiz yerleri iyi biliyorsunuz acaba dusunuyirumda bu kadar ornekler varken biz muslumanlar neden hic ornek slmiyoryz. Makesef bizlerde kotu durumda veya yanlis yerlerde olan kusileri kurtarmak veya yardimci olmak yerine, onu ne kadar dibe vurdurabiliriz diye ugrasir dururuz. Rabbim hepimizi islah etsin inssllah. Saygi ve selamla
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
CHP’de başvurular uzatıldı
CHP’de başvurular uzatıldı
Haberleri yalanladı!
Haberleri yalanladı!