Advert
Advert
Advert
Teğet yaşamlar
FARKLI BAKIŞ / Melek GÖZTEPE

Teğet yaşamlar

Bu içerik 546 kez okundu.
Advert

Hayat, içinde ne çok şeyi barındırıyor. Sevinçleri, hüzünleri, güzellikleri, acıları, ayrılıkları, kavuşmaları...

Bir sokak, eskinin bir köyü hükmünde. Onlarca farklı hayat dip dibe, üst üste, yan yana yaşanıyor. Çoğu zaman birbirine değmeden...

Evin içinde kendi telaşımızda yaşarken biz, bir gümbürtü deliyor sokağı, bastırıyor tüm sesleri. Davul ve zurnalı bir hareket yaşanıyor az ötemizde. Sesten anlıyoruz sokağımızda bir düğün telaşının olduğunu, yeni bir hayata başlayacak gençlerin bulunduğunu. Onların heyecanı ve mutluluğu taşıyor sokağa, onlara katılan konuklarla baba evinden çıkarılıyor gelin. Bu seremoni de olmasa farkında bile olmayacağız bu durumun.

Büyüyen, gelişen dünya, değişen hayat yapısını da beraberinde getirdi yaşantımızda. Hep bir koşturmaca ve telaş içerisinde ancak kendimize yetebilecek bir duruma geldik. Hızlanan yaşam, çabuk tüketilen zamanı ve birbirine değmeden geçen yaşantıları da beraberinde getirdi. Aynı sokakta yaşıyoruz, aynı havayı soluyoruz, belki aynı apartmanda aynı merdivenleri arşınlıyoruz ama birbirimize ayıracak zamanı bulamıyoruz. Eskiden böyle değilmiş, yavaş yaşayan ve birlikte hareket eden bir toplum ve daha sağlıklı ilişkiler kuran insanlar. Belki de bizden daha huzurlu ve mutlu bir zamanda akıyorlarmış.

Şimdiye bakıyorum; herkesin kendine has bir yaşantısı, anlayışı ve yaşama bakışını görebiliyoruz. Köyde yaşayanın hayata bakışı, beklentisi, konuştuğu şeylerle şehirde yaşayanınkiler, birbirinden çok farklı. Hatta ülkenin doğusu ile batısındakilerin beklenti ve yaklaşımı da farklı. Bu, kuzey ve güney için de geçerli. Bir şehrin ana yerleşkesi ile kıyısında varlığını sürdürenlerin de yaklaşımı, anlayışı, umudu, günü karşılaması, yorması birbirinden farklı. Gündemleri farklı. Bu anlamda toplumun avamı ile havası da farklı bakış ve yaklaşımla tutunuyor hayata. Bir diplomatla bir öğretmenin, bir akademisyenle bir doktorun, bir ziraatçı ile bir hukukçunun hayatı ele alması ve yaşamı sürmedeki tavrı, birbirinden çok çok farklı. Binbir gözlükle hayata bakıyor ve beklentilerimizi baktığımız yere ve bakış açımıza göre şekillendirebiliyoruz. Belki de bundan dolayı toplum uzaklaşıyor birbirinden. Ortak bir anlayışa sahip olduklarıyla birlikte olmayı hatta kendi işi ve enerjisi doğrultusunda yalnız kalmayı yeğleyebiliyor günümüz insanı. Başkalarına kafa yormayı zaman kaybı ve boşa harcanan enerji olarak görebiliyor. Birebir ilişki ile değil de yaptıklarıyla topluma hizmet etmeyi yeğleyebiliyor insanlar. Bazen “Haksız değiller” diyorum. İnsanlara zaman, yapılacaklar için çok az geliyor. Yetmiyor. Dolayısıyla da işine ve yaşantısına odaklanmış, kendini toplumdan soyutlamayan ama çok da topluma dâhil etmeyen bireyler haline dönüşüyoruz yavaş yavaş...

“Dünya, bir tıkla köy haline geldi” diyoruz günümüzde ama bir sokak da yüzlerce insanla yüzlerce dünya haline dönüşüvermiş durumda maalesef.

kaçınılmaz

çevre sen

sen çepeçevre

bir çerçeve yaşam

bir çerçeve de sen...

       

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Yağışa dayanamadı
Yağışa dayanamadı
Kış kendini gösterdi
Kış kendini gösterdi