Advert
Advert
Kaymakçı’nın kaderi değişmeyecek mi?
AYRINTI / Mehmet ŞAHAN

Kaymakçı’nın kaderi değişmeyecek mi?

Bu içerik 1053 kez okundu.
Advert

27.05.2018 Pazar günü, eşim ve kızımla birlikte Kaymakçı’daydık. Bir hafta önce kendi traktörü ile kaza yaparak ölen kayınbiraderimin oğlunun evinde ailenin yasını paylaşıyorduk.

 Akşamüzeri tam Ödemiş’e döneceğimiz sırada kuvvetli bir yağmur başladı. Dinmesini bekledik. Yağan yağmur, dineceği yerde daha da kuvvetleniyordu. Bardaktan dökülürcesine yağıyordu. Kırk dakika devam etti. Bir kırk dakika daha yağmış olsaydı Kaymakçı’nın başına gelecekleri düşündükçe içim kararıyor.

Bulunduğumuz yer, ovada olduğu için bize bir telaş bastı. Geçmiş yıllarda olan sel baskını aklımıza geldi. Yine bir sel baskını olursa ne yapardık biz? Arabamızın hibrit oluşu, korkumuzu daha da arttırdı. Yollarda biriken sel suları içinden geçerken kabloların en ufak bir su temasında yolda kalma ihtimali var.

“Yağmur dinsin, gidelim” derken bu korkuyla yağmurun dinmesini beklemeden yola çıktık. Çıktığımız isabetli olmuş. Kaymakçı’nın orta yerinden ovaya doğru yapılan ucube yola geldiğimizde selin geldiğini gördük. Geçmişte olduğu gibi her an tıkanabilir. Ucube yol diyorum çünkü buraya bir çay yatağı hazırladılar, üzerini demirlerle kapadılar. Demirler, her yerinden kırıldı. Buradan geçerken demirlerin çıkardığı sesler, insana ayrı bir korku veriyor. Etrafında bulunan evlerde insanlar nasıl uyurlar bilemiyorum. Yılardır bu insanların feryadını duyan yok. Az daha ötede lağım patlamış, sular fışkırıyordu. Demirlerin bazıları, kırılarak yerinden ayrılmış. Buralara engeller koyarak kenardan geçiş vermişler.

Kaymakçı’nın orta yerine geldik. Köprü tıkanmış, sel suları yoldan sağa sola doğru taşıyor, dükkanlara giriyordu. Yavaşça geçtik. Ödemiş’e doğru gelirken Kaymakçı çıkışında bulunan köprü de tıkanmış. Burada da aynı, sel suları kara yolu üzerinde çarşı ve Ödemiş istikametine bölünmüş delicesine akıyordu. Zor bela buradan da geçtik. Eski incir işletmesinin yanındaki köprü de tıkanmış. Karayolu, sel suları altında kalmış. Buradan da dikkatlice geçtik.

Bizim gibi başka arabalar da yavaş ve dikkatliydi. Bir taksi arabaları sollamış, süratlice geçerken sel sularını arabalara çarptırıyordu. Doğal olarak epeyce küfür yedi. Ödemiş’e yaklaştığımızda yağmurun buralara yağmadığını gördük.

Daha sonra öğrendik ki arkadan gelen sel sularıyla daha çok taşkınlar olmuş. Ucube yol tıkanmış. Vatandaş, kendi kiraladığı kepçelerle su yatağının önünü açtırmış. Daha büyük zararın oluşmasını önlemiş. Yetkililerden ne zaman yardım geleceği meçhul. Yağmurun dinmesini bekleseydik bayağı bir zorluk çekecekmişiz.

Dua edelim ki Salmanlı mevkiine kuvvetli yağmur yağmamış. Oraya da kuvvetli yağmur olsaydı Kaymakçı’nın hali ne olurdu?

Sormak istiyorum: Kaymakçı’yı içinde bulunduğu bu durumdan kim kurtaracak? Büyükşehir mi, Küçükşehir mi? Kaymakçı’nın sahibi yok mu? Yoksa Kaymakçı cezalandırılıyor mu? Kaymakçı’nın kaderi değişmeyecek mi?

Günler gelip geçiyor. Verilen sözler yerine getirilmiyor. Ufak bir çabayla hemen olabilecek işler bile erteleniyor. Kaymakçı, kaderiyle baş başa bırakılmış durumda. Hal böyleyken yetkilileri hala alkışlayan bazı Kaymakçılıları gördükçe “Ben mi yanlış görüyorum acaba?” diyorum. Bu arkadaşların bu durumuna söyleyecek bir söz bulmakta gerçekten zorlanıyorum. Kör particilik demekten başka bir söz bulamıyorum.

Şimdi seçim zamanı. Artık kör particiliği bırakıp şöyle bir etrafımıza dönüp tarafsız gözle bakalım. Oyumuzu ona göre kullanalım.

Sevgi, saygı ve mutluluklar.   

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Başyazarımız Erdal'ı özlemle anıyoruz
Başyazarımız Erdal'ı özlemle anıyoruz
Ödemişli üretici patatese yöneldi
Ödemişli üretici patatese yöneldi