Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert
Kaymakçı’nın başı sağ olsun!
Selim ŞAHAN

Kaymakçı’nın başı sağ olsun!

Bu içerik 3388 kez okundu.
Advert

Yazıya nasıl başlayacağımı bilemedim. Anladım ki insanın en yakınlarından biri, aniden hayatını kaybedince damarlarından veya sinirlerinden biri kopmuş gibi oluyormuş.

Aynı avlularda büyüdüğümüz, eşek sırtlarında gürüzümü çalılıklarının içine daldığımız dayıoğlu Ahmet Gel’i ani ve beklenmeyen bir kaza sonucunda kaybettik.

Pazar günü 11.30 sıralarında babamdan gelen telefonla deyim yerinde ise şok oldum: ‘68 doğumlu kuzen Ahmet, kaza geçirmiş ve durumu ağırdı.

Hemen hastaneye hareket ettik ama içeri girer girmez durumu anladım: Yapacak bir şey yoktu!

Birlikte incir ağaçlarına çıkışlarımız, dedemizin avlusunda bilye oynayışlarımız, pamuk tarlalarında sulama amaçlı derin arık açmalarımız… Hepsi bir film şeridi gibi geldi gözümün önüne.

Artık Ahmet Gel yoktu. Çocukluğumdan bir yaprak, aniden yırtılmıştı.

Nasıl gerçekleştiği belli olmayan bir traktör kazası. ‘Virajı alamayıp ustaca kullandığı traktörün altında kalmış’ dediler.

Ahmet Gel, herkesin işine gelirdi. Kendi işleri başından aşkın olmasına rağmen çalışmaktan yorulmaz, başkalarının işlerine de yardımcı olurdu. Sanki imece için dünyaya gelmişti.

Bir veteriner kadar becerikli, bir ziraat mühendisi kadar bilgili idi.

Kaymakçı’nın toprakları Çaylı, Mescitli ve Kurucuova ile iç içedir. Sadece Kaymakçı’nın değil, çevre mahallelerin de işlerine koşardı. Geride bitirilmemiş onlarca iş, acılı ve yaralı bir eş ile biri kız biri erkek iki evlat, dost ve akraba bıraktı.

Ben Kaymakçı’ya yıllardır gelir giderim. Benim için Ahmet, beni Kaymakçı’ya çağıran en önemli ıslıklardan biri idi.

Eskilerin Elmor reklamında yayınlanan müzik, onun alameti farikası idi. O ıslığı duyan, bilirdi ki Ahmet Gel oralarda idi. Aslında o ıslık, benim bir başka arkadaşım ile haberleşme sesim idi ama o bizden aldı onu kendisine cıngıl yaptı adeta.

Benim bir erkek kardeşim yok ama benim için Kaymakçı’daki erkek kardeşlerimden biri idi. Şimdi Kaymakçı’ya yine geliş gidişlerim olacak ama bir yanım hep eksik kalacak. Molla Abdullahların kahvesine her göz atışımda gözlerim onu hep arayacak. Ve ben o ıslığı hep duyacağım kulaklarımda: Dıt dı dıt, dıt dı dıt, dıt dı dıt dı dıt…

Merkez Kahveleri’ne giden yolun ulu çınarı da öksüz kaldı şimdi.

Kaymakçı’nın başı sağ olsun…

Henüz bir gün devrilmedi üstünden.

Not: Arayan, soran ve cenazeye katılıp acımızı paylaşan tüm dostlarımıza teşekkür ederiz.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kaymakçı inciri dikkat çekiyor
Kaymakçı inciri dikkat çekiyor
Yerli karpuzda büyük verim
Yerli karpuzda büyük verim