Advert
Advert
Advert
Hangi frekanstayız?
FARKLI BAKIŞ / Melek GÖZTEPE

Hangi frekanstayız?

Bu içerik 497 kez okundu.
Advert

Her günün bir sesi var.

Her şehrin de kendine özgü bir sesi, bir ritmi, bir tınısı… Orayla özdeşleşmiş bir de kokusu. Hatta ağırladıkları bile kendine özgü, ağırlama şekli de…

Günün sesi kulaklarımızda.

Şehrin sesini besliyor biteviye.

Hayalperestiz ya, “Nerede olmak istersin?” diye soruyor içimizdeki hayalci. Ardından yeni soruyu da yapıştırıyor, “Hangi mevsimde?” Öyle ya, mevsime göre de değişir ses, ahenk, görüntü, koku da… Her yerin özdeşleştiği mevsimi de vardır, o mevsimde olmak yakışır ona.

“Nerede olmak isterdin?” sorusu “Hangi mevsimi tercih ederdin?” sorusu ile tam oluyor.

Bugünün sesi çınlıyor kulaklarımda. Çok sevdiğim bir ablamın söylemiyle; “Herkes, küpü kadar alıyor, küpü küçükse demek…” devam ediyor muhabbet. Yani sen ne dersen de bir kapasitesi var her insanın. Onun müsaade ettiği kadar dolduruyor. Yanındaki okyanus olsa ne yazar, bir de içi dolmuşsa taşla, toprakla çamurlaşmak olur sonrası…

  Mevsimin sesi bahar. Nerede miyim? Yoldayım. Denizli’den Isparta’ya doğru yol alıyoruz. Önce yeşil yüzüyle karşılıyor mevsim bizi. Yer yer beyazla süslenmiş mavi göğün altında yeşil saçlarını uzatmaya durmuş mevsim. Sonra bir erguvan gülüşü yakalıyoruz yolun ortasında. Tüm albenisiyle içimizi okşuyor mevsim. Yeşiller üzerine sarı, sapsarı parlak bir boya serpilmiş izlenimini veren çiçeklerle genişliyor yelpaze. Biz ilerledikçe değişiyor mevsimin mesajı. Bir direğin tepesinde mevsime selam durmuş leyleğin yalnızlığı, zamana dair sanki. Erken gelen ve hemen gitme hazırlığına girişmiş, aceleci mevsime dair…

Zamanı güne, yeri Ödemiş’e ayarlıyorum. Ödemiş, limon çiçeği deminde. Bahçelerden dışarı sarkan dallar adeta kokuyu da salıyor sokaklara. Mis gibi bir koku burnumuzda, ısınan havadan da nasibini alarak etkisini arttırıyor sanki. Bu ayarda kalsak mı ne?

Koku ayarı: Limon çiçeği

Mevsim: Bahar yani nevruzu yirmi geçe…

Renkler: Yarışta bahçelerde

Kuşlar: Kendince bir dans tutturmuş senkronize hareketlerle, baharda yerlerini belirliyorlar.

Biz insanlar: Küpümüz kadar dolduruyoruz güne, mevsime, şehre dair ne varsa.

Her insanın bir sesi var. Bu da benimki.

Siz dilerseniz

Güneşi indirip dağların ardına

Bir martı çığlığını yamayıp güne

Hayalen İzmir kılabilirsiniz bir anda şehri.

Bir sanatçının mızrabında yakalayabilirsiniz ahengi

Neredesiniz şimdi?

Nerede isterseniz orada…

Belki de sessizliğe ayarlayıp zamanı

Kendinizi dinleme mevsiminde

Anne kokusunu özümseme derdindeyizdir ne dersiniz?   

 

  

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Yuvada kaldılar
Yuvada kaldılar
Traktörün altında kaldı
Traktörün altında kaldı