Advert
Advert
Sigaramın dumanı
AYRINTI / Mehmet ŞAHAN

Sigaramın dumanı

Bu içerik 823 kez okundu.
Advert

Sigaranın zehir olduğunu bilmeyen kalmadı ama bağımlı olanlar, bile bile içmeye devam ediyor. Ne kadar yasaklanırsa yasaklansın, ne kadar zam üstüne zam yapılırsa yapılsın, ne kadar paketin üstüne “SİGARA ÖLDÜRÜR” yazılırsa yazılsın içenler içiyor. Vatandaş, zehirlenme özgürlüğünü kullanıyor.
Nedir bu sigara, insanlığın başına nereden ve nasıl musallat olmuştur, merak ettim, öğrendiklerimi sizinle paylaşmak istedim. 
1492 yılında Krıstof Kolomb’un tütünün anavatanı sayılan San Salvador adasına ayak bastığı zaman oradaki Hintliler sandığı yerli halkın ellerindeki çubukları ağızlarına götürerek ağızlarından ve burunlarından dumanlar getirmeleri dikkatlerini çekti. Dumanların çıkmasına kurutulmuş tütün yapraklarının neden olduğunu öğrendiler. 
1493 yılında Barselona’ya dönen Kristof Kolomb ve arkadaşlarının gemiden inerken ellerindeki duman tüten çubukları gören İspanyol halkı ilk kez sigarayla tanışmış oluyorlardı. 
Tütünün keyif verici olarak kullanılmaya başlamasından sonra tüketimi çok hızlı bir şekilde artmıştır. Devletler, tütünden elde edecekleri hatırı sayılır bir gelir olacağını görerek tütün tüketimi ve tarımını teşvik etmiştir.
1571 yılında İspanyol Dr. Nicolas Monardes, yayınladığı yararlı bitkiler listesinde tütünü olağanüstü faydalı olan bir bitki olarak tanıtmış, kanser dahil 20’den fazla hastalığı iyileştirdiğini iddia etmiştir.
Fransız Dr. Jean Nicot, tütünün içindeki nikotini keşfetmiş ve bunun kraliçenin baş ağrılarına iyi geldiği iddiasıyla saraydaki yerini korumuştur.
Tütün, önce süs bitkisi olarak bahçelere, avlulara ekildi. Sonra öksürük, astım, baş ağrısı, kusma, aybaşı ağrılarına iyi geldiği iddia edildi. Doktorlar tütün yetiştiriyorlardı. Vatikan’ın bahçesine bile dikildiği söylenir.
Tütünü Kızılderililer içiyordu. İlk tütün tiryakisi beyaz adam, içine şeytan kaçmış savıyla hapsedildi. Tütün tanınıncaya kadar hapiste kaldı.
Tütünü en son tanıyanlardan biri olmasına rağmen en çok içenler Türkler oldu. Avrupa’da şöyle bir özdeyiş var: Türk gibi tütüyor.
Tütün, bizim topraklarımıza 16.yüzyılda Cenevizli tüccarların “Her derde deva bitki” sloganıyla girdi. Böylece sağlıklı kalmak isteyen herkes tütün içmeye başladı. İlk yıllarda Avrupa’daki yasaklamalara bakılarak tütün içiminin yasaklanmasına rağmen 1600’lü yılların ortasında serbest bırakıldı. 1874 yılında devlet kontrolünde üretime izin verildi. İlk fabrika, İstanbul-Cibali’de kuruldu.
Başlangıçta Anadolu’da yetişen tütünler “şark tütünü” adıyla dünyada ünlendi. Devlet, başka şehirlerde fabrikalar açarak değişik içim ve markalarda sigara üretti. Daha sonra Amerikan sigaraları piyasaya girdi. Yabancı hayranı vatandaşlar, burada da yabancı sigaraları tercih eder oldu. Yabancı sigara içenler, toplum içinde daha havalı görülüyordu. Türk tütününün kalitesiz olduğu algısı yaratıldı. Tütün fabrikaları, yabancı firmalar ya da onların yerli ortaklarına satıldı. Bugün kendi ürettiğimiz bir marka kalmadı. Türk tütünleri dışlandı. Ülkemizde sigara piyasasına yabancı şirketler hakim. 
Biliyoruz, tütün zehirdir, öldürür ama içilmeye devam ediliyor. Zehrin iyisi kötüsü yoktur. Keşke zehirlenmek isteyenler, Amerikan tütünlerinden değil de kendi tütünümüzden zehirlenseydiler. Böylece Amerikan ekonomisine değil kendi ekonomimize katkı sağlanırdı. Tütün üreten çiftçilerimizin gelir kaynakları kurumazdı. 
Tütünle ilgili tarihi bilgiler böyle. Bir de tütün kültürü var. Onu da haftaya yazayım.
Sevgi, saygı ve mutluluklar.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İzmir'deki tüm muhtarlara ücretsiz ulaşım müjdesi
İzmir'deki tüm muhtarlara ücretsiz ulaşım müjdesi
İYİ Parti Ödemiş'ten fidan üreticilerine ziyaret
İYİ Parti Ödemiş'ten fidan üreticilerine ziyaret