Advert
Advert
Güneşi gören adam
Nurşen KAYGISIZ

Güneşi gören adam

Bu içerik 991 kez okundu.
Advert

Bu yazıyı yarınlarımıza, umutlarımıza, Ödemiş Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 9/E sınıfındaki birbirinden değerli öğrencilerime ithaf ediyorum.

 

Küçük bir köy çocuğu. İlkokulu bitirdiği yıl “Bu çocuğun babasına söyleyin, bu çocuğu okutsun” diyor. Duyuyor çocuk söylenenleri. Bir telaş, bir heyecanla babasına koşuyor başkalarından önce öğretmenin sözünü babasına iletmek için. Babasının tepkisini de merak etmiyor değil.

Kim bilir kaç hayal kurmuştur okuldan eve giden yolu koşarken. Başı bulutlara değmiş olmalı. Yüreği, rengarenk bir bahar bahçesi.

Babası dikkatle dinliyor öğretmenin söylediklerini. Başından ayaklara kadar kendilerini sarıp sarmalamış yoksulluklarını düşünüyor önce. Sonra da “Bütün okul masraflarını öğretmenin görecek ise git oku” diyor.

İlkokulu bitiriyor, ancak bir üst okula devam etmek bir hayal olmuş çoktan.

Bağ, bahçe, tarla işlerine gündeliğe giderek para kazanmaya, aile bütçesine katkıda bulunmaya çalışıyor.

Aylarca dişini tırnağına takıp çalışıyor.

Ne uzuyor ne kısalıyor yaşadıkları. Gün günden artmıyor. Anası, İstanbul’daki teyzesinin yanına gönderiyor bir süre sonra. Önce ufak tefek işlerde çıraklık ediyor. Kazandığını tastamam teyzesine veriyor. Teyzesi de memleketteki kardeşine gönderiyor artanını.

Küçük bir dükkan kuruyor bir süre sonra. Memleketteki kardeşlerini de getiriyor çalışmaları için. Gecesini gündüzüne katarak var gücüyle üretiyor yıllar boyunca.

Evleniyor. Çoluk çocuğa karışıyor. İki güzel evlat yetiştiriyor. Her ikisi de üniversiteyi bitirip iş yaşamına atılıyor.

Şimdilerde o küçük çocuk, İstanbul’da bir küçük bakkal işletiyor. Dükkanın bir bölümünü kitaplara ayırmış. İsteyen herkese bu kitaplardan okumaları için veriyor. Tabi bir şartla. Kitabı alıp okuyan kişi, gelip anlatacak okuduklarını. Anlatanlara “Buyurun” diyor “Ne istiyorsanız alın dükkanımdan. Para istemez. Okuduğunuz kitabı bana anlatarak bunu hak etmiş oldunuz.”

“Çok uzaklardan bile kitap almak için geliyor gençler, çocuklar” derken bir çocuğun bayram sevinci sarıyor ki yüzünü, gerçekten görülesi.

Geçen gün bir televizyon programında rastladım o küçük çocuğa. Yaşamını emek vererek kazanmış, kardeşlerine, ailesine el ayak göz olmuş ve başkalarının da yaşamlarına güzellikler katmaya devam ediyor.

Böylesi güzel, böylesi güzellikler üreten insanları görünce umutlanıyor insan. Yarın için umutlanıyor.

“Güzellik kazanacak” diyor insan. İyilik, mertlik, doğruluk kazanacak.

Kim bilir kaç çocuk ondan aldığı aydınlığı, insan sevgisini başka insanlara aktararak bu güzel zincirin bir parçası olma yolundadır.

Radyo, televizyon ve yazılı basında pek çok olumsuzluğu ardı ardına dinlediğimiz, okuduğumuz ve gördüğümüz bir ortamda böylesine güzelliklerin de yaşamımızı aralamasından daha güzel ne olabilir ki…

Durup bunu yazmalıyım, diyorum. Bu insanı başkalarına anlatmalıyım.

Herkes ondan haberdar olmalı.

O güneşi gören adam.

Bilinesi.

Bilinesi.

Bilinesi.

Sevgi, dostluk ve umutla.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
JES’e karşı geldiler
JES’e karşı geldiler
57 yıllık ömür için 57 dakika Nutuk okudular
57 yıllık ömür için 57 dakika Nutuk okudular