Advert
Advert
Advert
Yolculuğa başlamadan
FARKLI BAKIŞ / Melek GÖZTEPE

Yolculuğa başlamadan

Bu içerik 677 kez okundu.
Advert

Valizini yüklenip yola koyulursun bazen. Sana dair olanlardan ne kadarını içine sığdırabilirsen. Var olanların arasından bir seçki yaparsın. O anki ruh haline, mevsime, kalınacak yere ve zamana uygun düşen bir seçim. Aslında o valize sığıştırdıklarımız yeterlidir de biz bir türlü yetiremeyiz hayata var olanları…

                Çıkılacak yol kimi uzun, kimi kısadır. Seçilen araca ve tabii ki ruh haline göre de değişir bu durum. Durağanlığı kabul etmeyen zaman gidilecek yöne doğru akar ağır ağır ya da olabildiğince hızlı…

                Taşır araçlar insanları oradan oraya. Onlarca insan; bir taşıta binip sevinçlerini, hüzünlerini, umutlarını, tasalarını, insanca neye sahiplerse ceplerine koyup dünyalarını yola azık yapıp sürece ve vasıtaya teslim olurlar. Ömürler; yan yana, üst üste, çoğu birbirine dokunmadan taşınır bir yerden diğerine…

                Birçok kişi perdeler kendini bu süreçte. Ya yapmacık bir tebessümün ardına saklanır ya sahte bir uykunun. Hele paylaşıma açık bir anında değilse ve paylaşımcı bir karaktere sahip değilse hemen bir duvar örüverir yanındakilerle arasına. Ama bazen yanındaki, bu durumu algılayacak ve anlayacak yapıda olmayabilir ve kendince iletişime geçebilmek için her yolu deneyip insanı zorlayabilir ve böyle durumlar yolculuğu çekilmez kılabilir o kişi için. Bir de içe dönük bir yapıya sahipse kişi, zorlayıcı olabilir bu durum. Hele yolculuğu kendine dinlenme dilimi olarak düşünmüş ve planlamışsa iş iletişim kazaları ile de sonuçlanabilir.

                Aynı zamanda yolculuklar, özellikle bekleme safhasında insanları gözlemleme şansı verir. Çok farklı karakterde ve anlayışta bireyleri aynı ortamda görebilir insan. Aynı araca binmek için aynı platformu paylaşan bu insanların bir kısmının kısa bir sürede kaynaşabilmeleri, paylaşımlarda bulunabilmeleri insanın sosyal bir varlık olduğunu kanıtlar nitelikte elbette. Ve tercihlerindeki farklılıklar, giyim, konuşma, oturuş biçimleri, tavırları, yemek için seçtikleri her bireyin kendine özgülüğünü ortaya koymakta. Kıyafetlerindeki renk seçimi, kullandıkları sözcüklerin farklılığı, üslup, söyleyiş şekli, ifade tarzı hayata dair anlayış ve birikimlerini deşifre etmekte ve zenginliği ortaya koymakta diğer taraftan. Sabırsız, rahat, telaşlı, agresif, sakin, güleç, aksi, somurtuk tavırlar taşar insanların bedenlerinden ve simalarından. Her tavır, kişinin ruh halini ele verir birer birer. Yorgunluk, yılgınlık emareleri toplarsınız bazı bakışlardan. Ve sabırsız, en ufak aksilikte tırmanışa geçecek isyana hazır tavırlar sezinlersiniz tavırlarda. Ahkam keseninden susmayı tercih edenine, kinayeli konuşanından bıyık altından gülenine, pozitif enerji saçanından ortamı gerenine niceleri aynı havayı solur bu süreçte, istemese de…

                Beklemek en zoru olsa da insan için, her beklenen zaman gelir. Vakit dolar. Ve tek tek hareket eder dünyalar. Biter konuşmalar. Telaşlı adımlar, gidilecek yere taşıyacak araca doğru ilerler. Yolculuk başlar ardından. Yeni hikayelere ve anlatılara gebe…           

              

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ÖTO, projeleriyle fonlara talip
ÖTO, projeleriyle fonlara talip
Aynı sofrada buluştular
Aynı sofrada buluştular