Advert
Advert
Advert
Kalbi kırık zaman
FARKLI BAKIŞ / Melek GÖZTEPE

Kalbi kırık zaman

Bu içerik 832 kez okundu.
Advert

Yorgun zaman. Yaşlanmış. Yüzü buruşmuş. Yaşanmışlıklar izlerini bırakmış tek tek. Dilsiz bir harita gibi her bir çizgi bir haber veriyor kendine dair. Çekilen acıların, yoklukların, savaşların, yoksullukların ve yoksunlukların imlerini toplattırıyor yüzünde...

                Hüzün dolu çocuk yüzleri, açlıktan çökmüş avurtları, ümidi bitirmiş gözleri görmekten gönlü yorulmuş. Viraneye dönmüş şehirler içinde yaşananları dinlemiş uzun zaman ve bir sünger çekmiş insanlar üstüne peyderpey. Konuşmak bile istememişler yaşanılanları ama olanlara şahit zaman unutamamış gördüklerini. Zulümle güçlenen ve beslenenlerin ihtirasları, tutuşturmuş bulundukları dönemi ve zamanın yüreğini de yakmış. Egoları ve gururları tavan yapan mağrurlar “ben ve benim dediklerim” boyutunda her şeyi mübah görüp görmemişler ezilenleri, yitenleri ve mazlum durumda olup feryat edenleri...

                                Kanla, zulümle yapmışlar tahtlarını da dünya onlara da kalmamış. Onların zulmüyle, masumların ve mazlumların acı hikayeleri kalmış geriye...

                Herhalde zaman yırtılsa binlercesi aşikar olur...   

                Çin’e adını veren Çin Şhi Huang bunlardan biri. Sadece bu dünyaya değil ötekine dair de taşımış hırsını, arzusunu, isteklerini. Milattan önce 247’de imparatorluk tahtına oturmuş ve Li Dağı eteklerinde kendisi için bir ahiret mekanı oluşturmuş yeraltında. Dağları, ırmakları, sarayları tek tek ne varsa hayatında birer birer indirmiş yer altına örnekleriyle.  Atların çektiği, kendini taşıyacak bronzdan bir araba yaptırmış. İçinde ipek mendiller, güneşe göre konum alan bir şemsiye, zırhlı arabalar özgü özellikte, şeref kıtasının refakat ettiği bir araba. Kendisini koruması için hizmetinde yer alacak sekiz bin askerden oluşan bir ordu. Pişmiş kilden yapılmış her biri farklı biçimde ve rütbede olan TERRA COTTA ordusu. Dörderli sıralanmış on bir koridor boyunca, ahiret yurdunun bekçisi olarak. Kütüphanedeki kitaplarını bile yazdırtmış imparator. 36 yıl 56 kilometrelik bir alanda çalışmış Çin halkı ve iş bittiğinde üstü örtülmüş bu mekanın. Sonra büyük bir kıyıma girişmiş imparator. Döneminde yazılan kitapları yaktırmış. Alimleri öldürtmüş, isyan eden öğrencileri kılıçtan geçirtmiş. Adeta sırrını kendisiyle yok etmek istemiş. 49 yaşında ölmüş imparator, isteği üzere üç bin kadınla birlikte gömülmüş. Kadınları canlı istemiş imparator...

                Zulmü kendisinden sonra gelenlerin onun ebedi mekanındaki ordusunu kılıçtan geçirmesi ile neticelenmiş ve iki bin yıllık uykusuna gömülmüş yer altı şehrinde ne varsa...

                Unutulanları binlerce yıl sonra yeniden şekillendirip yazmış zaman. Gün ışığına çıkmış yaşananlar tek tek. Her bir parça kendi öyküsünü anlatmış. Acıyı, hüznü, hırsı ve de insanı anlatmış kendi dilleriyle.

                İnsan nerede ise orada bitmek bilmeyen hırs ve doyumsuz dimağlar. Yetinmek, tatmin duygusu kimileri için lügatte hiç yer almıyor. Bunu esefle görüyoruz tarihe bakınca sayfalar arasında. Bunlardan ötürü kalbi kırık zamanın ve bakışları yorgun...    

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Yağışa dayanamadı
Yağışa dayanamadı
Kış kendini gösterdi
Kış kendini gösterdi