Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Sizin sokaktan hangi belediye sorumlu?
AYRINTI / Mehmet ŞAHAN

Sizin sokaktan hangi belediye sorumlu?

Bu içerik 1622 kez okundu.
Advert

Başlığı görüp de şaka sanmayın. 
Gerçekten soruyorum: Sizin sokaktan hangi belediye sorumlu?
Büyükşehir Belediyesi mi, Ödemiş Belediyesi mi?
Bilmiyorsanız önce bunu öğrenin derim.
Bütünşehir Yasası, o kadar karmaşa getirdi ki çoğumuz bilmiyor sokağımızdan hangi belediye sorumlu. Kaldırımdan kim sorumlu, asfalttan kim sorumlu…
Bileniniz var mı?
Eskiden kolaydı. İlçemizde bir belediye vardı. İlçemizin suyundan, temizliğinden, asfaltından, kaldırımından velhasıl belediyeyi ilgilendiren her şeyden o sorumluydu. Kimse başka muhatap aramıyordu.
Şimdi öyle mi?
Kaldırımdan biri sorumlu, asfalttan diğeri.
Geniş yollardan biri, dar yollardan diğeri…
Sudan biri sorumlu, su parasının içindeki katı atık toplama vs.’den öteki.
Hangi belediyenin nereden sorumlu olduğunu bilmek için müneccim olmak lazım.
O kadar karıştı ki, çık işin içinden çıkabilirsen.
Bu şehre iki belediye ortak.
“Ortak eşeğin semeri olmaz” demiş atalarımız.
O yapacak, bu yapacak derken işler ortada kalır.
Başına gelmeyince bilemiyor insan. 
Geçen gün bir arkadaş, “Üç ton su kullandım, 30 TL geldi. Suyun tonu on liraya geliyor” diyerek İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nı eleştiriyordu. Bir de “En ucuz su bizde diye övünüyor Başkan Kocaoğlu, bu mudur en ucuz su?” diyordu. 
Büyükşehir, CHP’de olduğu için yerden yere vuruyordu. Büyükşehir, AKP’de olsaydı eleştirir miydi bilemem. 
Arkadaş haklıydı kendince, gerçeği bilmiyordu çünkü. Bilgi sahibi olmadan ahkam kesiyordu. Kaş yapayım derken göz çıkarıyordu bir nevi.
Ya da tam tersi: Ödemiş Belediyesi AKP’de olduğu için Büyükşehir’in sorumlu olduğu bir yerdeki aksaklıktan dolayı Ödemiş Belediye Başkanı’nı yerden yere vuranlar da var.
Bence en doğrusu, mahcup olmamak için gerçeği öğrenip öyle eleştirmek lazım
Bizde kör particilik var; kendi hatamızı görmez, rakibin küçücük hatasını deve yaparız. Bir nevi amigodur bizdeki particiler. Bizden, sizden ayrımı had safhadadır. Taraftar gözlüğüyle bakarız olaylara. İftira atmak da cabası.
Artık yeter diyelim bu kör particiliğe. Araştıralım, soralım ve doğruyu öğrenelim. Doğruyu öğrendikten sonra eleştirelim ya da alkışlayalım. 
Şimdi 30 TL’lik su faturasına gelelim:
Üç ton su kullanılmış, iki lira yirmi dokuz kuruştan, altı lira seksen yedi kuruş toplam su bedeli; beş lira atmış bir kuruş atık su bedeli, ikisinin toplamı on iki lira kırk sekiz kuruş.
Bunun dışında, 0,84 TL ÇTV, 12,50 TL katı atık toplama bedeli, 1,32 TL katı atık bertaraf bedeli, 2,10 TL KDV olmak üzere fatura bedeli 30,00 TL olmaktadır.
Kaba hesapla ilçemizde suyun tonu, bu faturaya göre 10,00 TL’ye gelmektedir. İzmir’in öteki ilçelerinde kaç TL’ye geliyor bilmiyorum. Öğrenmek lazım.
Suyun ucuz ya da pahalı oluşu, hangi belediyenin aldığı paraya bağlı onu da öğrenmek lazım. Öğrenelim ki eleştirilerimiz haklı olsun.
Ne büyükşehir ne de ilçe belediyesinin savunucusuyum. Her ikisi de bizim belediyemiz. Partilerinin ayrı olması önemli değildir. Her iki belediyenin hizmetlerinden faydalanacağız. Eleştirirken biraz insaf, biraz bilgi olsun diyorum. Hakarete asla başvurmayalım.
Sevgi, saygı ve mutluluklar.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
"300 hayvan telef oldu"
Meclis başkanları bir arada
Meclis başkanları bir arada