Advert
Advert

Olay hakkında konuştular

Olay hakkında konuştular
Olay hakkında konuştular Küçük Menderes
Bu içerik 4385 kez okundu.

Ödemiş’in Çaylı Mahallesi’nde yaşayan ve iddialara göre 38 yaşındaki Filiz Tekin’in 18 yıldır evli olduğu eşi İbrahim Tekin tarafından öldüresiye dövülerek hastaneye kaldırıldığı olay sonrası Küçük Menderes Gazetesi ve TV9 İzmir ekibi olarak Çaylı Mahallesi’ne gittik.

"Uyuşturucu kullandığı doğru değil”

Geçtiğimiz gün gerçekleşen olay sonrası gittiğimiz Çaylı Mahallesi’nde önce Filiz Tekin ile İbrahim Tekin’in yaşadığı evi ziyaret ettik. Ardından İbrahim Tekin’in ablası, işvereni ile Filiz Tekin’in babası ile görüştük. İbrahim Tekin’in bir buçuk yıldır birlikte çalıştığı Mehmet Akın, ”İbrahim, on numara bir adam. Ben yokken işi takip eden, koşturan biridir. Kendisiyle bugüne kadar herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Ulusal haberlerde uyuşturucu kullandığına yönelik yazılan cümleler doğru değil. Hatta bana daha önce biz kaza geçirdiğini anlatmıştı. Kendisi, 'Ne kullanırım ne de kullananın yanında olurum' diyordu. Zaman zaman alkol aldığını duyuyordum ancak görmüş değilim. İbrahim’in kendisi ve eşiyle geçen yıl ortaklaşa bir zirai iş de yaptık. İbrahim, hanımlara karşı çok hassas biridir. Bizim mahalle halkı, küfürlü konuşmayı sever ama İbrahim, burada eşim, annem, kızlar varken asla küfürlü konuşmazdı. İçeride başka bir kadın olduğunda ya da ben eşimle çalışırken dışarı çıkar, kahvehanede otururdu. Ailesine sadık bir adamdı” dedi.

"Ağzında, yüzünde, elinde morluklar yoktu”

Akın, Filiz Tekin’i yaşadığı baş ağrısı sonrası Ödemiş Devlet Hastanesi’ne götürdüğünü belirterek, ”Geçtiğimiz cumartesi Filiz’i hastaneye ben götürdüm. Ödemiş Devlet Hastanesi Acili'nden giriş yaptık ve yaklaşık iki saat de hastanede kaldık. Filiz’de gribin belirtileri vardı. Üşüyordu. 'Başım çok ağrıyor' diye şikayet ediyordu. Bilinci açıktı. O haberlerde anlatıldığı gibi ağzında, yüzünde, ellerinde morluk yoktu. Hastanede ağrı kesici vurup serum verdiler. Hatta bir ara tansiyonu düşünce doktor, İbrahim’den ayran içirmesini ve bir şeyler yedirmesini istedi. İbrahim de simit almış. Tuzlu ayran içirdi. Doktor, 'Baş ağrısı, bulantı yapar' dedi. Bulantı hapı verdi. İki saatin ardından Filiz ile İbrahim’i eve getirdim. Saatler sonra eşime 'Filiz’e bak gel, nasıl?' dedim. Eşim, gidince çay içtiklerini söyledi. Pazartesi günü şikayetler yeniden başlayınca İbrahim, Filiz’i Ödemiş’teki özel hastaneye götürdü” ifadelerini kullandı.

"Haberlerin yüzde 95’i yalan”

Filiz Tekin’i Nazilli’ye getiren Hüseyin Çetin, ”Filiz Tekin, Ödemiş’ten geldikten sonra Nazilli’ye gittik. Doktordan sıra aldık. Nazilli’de gittiğimiz doktor, psikologdu. Ödemiş Devlet Hastanesi’nden mi özel hastaneden mi emin değilim psikologa yönlendirmişler. Filiz Tekin’de herhangi bir yara izi, morluk ve benzeri hiçbir şey yoktu. 2-3 gündür izlediklerimize şoke oluyoruz. Eğer haberler hep böyleyse biz televizyon falan seyretmeyelim. Haberlerin yüzde 95’i yalan. İbrahim Tekin, uyuşturucu kullanmazdı ama alkol kullanırdı. 3-4 günde bir şarap içerdi. Eşini dövdüğünü duymadım da şahit de olmadım. Daha önce olduysa bilemem. Evinin içinde ne olup bittiğini bilmemizin imkanı yok. Ulusal haberlerde Filiz Tekin’in İbrahim Tekin tarafından dama kapatıldığı konusunda da haberler geçiyor. Adamın hayvanları var ama hayvanları kapatacak damı yok. Samanları koyacak yeri dahi yok çocuğun. Gidin, evi görün. Ha bizim köy evlerini dam olarak görüyorlarsa onu bilemem” şeklinde konuştu.

”Kızımı içip içip döverdi”

Filiz Tekin’in Kızılcaavlu’da yaşayan 81 yaşındaki babası Osman Toprak da şu ifadeleri kullandı: ”İbrahim, kızımı içip içip döverdi. Benim kızım, İbrahim’e kaçtığında nişanlıydı. İbrahim, bu mahallede berberlik yapıyordu. İçtiğini de oradan bilirim. Benden korkardı. Bana bir şey yapamazdı. Kızıma ayrılmasını çok söyledim ama kaçtığından, utancından gelemedi. İbrahim, aynı zamanda esrar da içiyordu. Girdiği yerde 3-5 gün çalışıyor, içki yüzünden kovuluyordu. Benim kızım çok çalışkandı ama zamanında bunlara ben baktım. Ekmeklerini, tuzlarını, yağlarını ben aldım. Kızımı en son iki yıl önce gördüm. İki yıl önce kızımı dövmüşler, yollamışlar. Geldi buraya. Ağladı, sızladı. Soyundu. 'Baba bak benim halime' dedi. Sırtında yaralar vardı. 'Baba beni kurtar' demişti. İbrahim’le Filiz’i Çaylı Mahallesi’ndeki komşuları barıştırdı. Kızım da 'Çocuklarım öksüz kalmasın' diye geri döndü.”

"Doktor, klinikte kalmasını istedi”

İbrahim Tekin’in öz ablası 45 yaşındaki Emine Turgut ise şunları söyledi: "Geçtiğimiz hafta cuma akşamı Filiz’in yanına gittim. Filiz, patatesten gelmiş ve yatıyordu. 'Ne oldu sana kızım?' dedim. 'Abla, başım çok ağrıyor' dedi. Kalktım, çay yaptım. Kremlerle başını ovdum. Ağrısı geçmedi. İbrahim geldi. Filiz’i o halde görünce 'Kalk, acile gidelim' dedi. Filiz istemedi. Ben onları bıraktım, eve geldim. Sabah annem aradı. Filiz’in başının ağrısının geçmediğini, doktora götürmemizi söyledi. Sonrasında Filiz’i acile götürdük. Orada müdahale yapıldı. Doktorlar; yorgun olduğunu, üşüttüğünü söyledi. Pazar gecesi Filiz, sersem gibiydi. Başının ağrıdığını, yatacağını söyledi. Ağrısı geçmeyince pazartesi günü özel hastaneye götürdük. Filiz’i psikologa yönlendirince biz de bir komşumuzun vasıtasıyla Nazilli’ye götürdük. Nazilli’de özel bir klinikte Filiz’e baktılar, ne tedavisi varsa uyguladılar. Doktor, Filiz’in klinikte kalmasını istedi ama İbrahim, Filiz’i tek başına bırakmaya kıyamadı. Refakatçi de almadıklarını söyleyince evde bakabileceğimizin garantisini de aldığımızdan Filiz’i eve götürdük. Hapını içirdim, çorbasını içirdim. Saat 22.30-23.00 sularında eve geldim. Gece 02.00 sularında da Filiz’in kardeşleri Filiz’i gelip alıyor. Filiz’i alınca 'Enişte sen gelme. Biz sana gideceğimiz yeri söyleyeceğiz' deyip alıyorlar.”

"Filiz’i gözümüzden sakınırız”

Turgut, 16 yaşındaki yeğeninin attığı mesajı da açıklayarak ”Yeğenim teyzesine 'Annem çok hasta. Gelin de annemi İzmir’e götürelim' diye mesaj atmış. Bu sırada bizim de haberimiz var ancak İzmir’de doktor çok denilince tamam dedik. Biz, gelinimizi kötü amaçla vermedik. Gelinimiz, çocuktu bize geldiğinde. Onu büyüttük. Filiz’i gözümüzden sakınırız. Biz, gelinimize kötülük yapmadık. İbrahim, uyuşturucu kullanmaz ama alkol kullanırdı. Kullanmaz diyemem. Aile arasında tartışmalar oluyordu tabi ama şiddet hiç görmedim. İbrahim, Filiz’e şiddet uygulasaydı gelinim giderdi. Dayak yenen evde durulur mu? Herkes vicdanını eline koysun. Bizim gelinimize yapılan şiddeti onaylamadık. Gerçek olsa, 'Yatsın, cezasını çeksin' derim. Kardeşim, sakin ve saygılıdır. İnsanların kalplerini kırmayı sevmez. Ben eminim, kardeşim gelinime şiddet uygulamadı” dedi.

Hastaneden kovmuşlar

Turgut, 16 yaşındaki yeğeninin gelini Filiz’in kardeşleri tarafından kovulduğunu da ifade ederek, ”Çocuğa hastanenin avlusunda bağırmışlar. Nedenini bilmiyorum ama çocuk beni aradı. Tartıştıklarını ve hastaneden kovduklarını söyledi. Yeğenimi polisler gece almış, kalması için yurda götürmüş. Çocuğun telefonu da kapalı, nerede olduğu da belirsiz. Bunu hep bu kardeşler yaptı. Menenjit diyorlar. Belirtileri internette yazıyor. Doktorlar bunları bilmiyorlar mı da suçu kardeşime atıyorlar?” şeklinde konuştu.

Öte yandan, Filiz Tekin’in Ege Üniversitesi Hastanesi’nde tedavisinin devam ettiği ancak durumunun kötüye gittiği de öğrenildi.

Ece Köseoğlu

 

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Altı kişilik köy: Lübbey
Altı kişilik köy: Lübbey
Kuraklık devam ederse çiftçiye su verilmeyecek
Kuraklık devam ederse çiftçiye su verilmeyecek