Advert
Advert

Atadan yadigar Çavuşdağı Kuru Fasulyesi

Atadan yadigar Çavuşdağı Kuru Fasulyesi
Atadan yadigar Çavuşdağı Kuru Fasulyesi Küçük Menderes
Bu içerik 399 kez okundu.

Ödemiş Ticaret Odası (ÖTO) Başkanı Rıfat Eriş, coğrafi işaret alma sürecinde olduğu Çavuşdağı Kuru Fasulyesi ile ilgili gazetemize açıklamalarda bulundu. Açıklama sürecinde Eriş; Çavuşdağı Kuru Fasulye Üreticisi Şakir İlgen, İğdeli Kooperatif Başkanı Süleyman Top ve Kooperatif Başkan Yardımcısı Ali Eroğlu’yla bir araya geldi.

”Tamamen organik şartlarda üretim yapılıyor”

Konuyla ilgili açıklama yapan Başkan Eriş, ”Çavuşdağı Kuru Fasulyesi’nin coğrafi işaret sürecinde analizlerini yaptırdık. Analizlere baktığımızda özellikle şeker oranının çok yüksek olduğunu gördük. Şekerin yanında protein oranı da çok yüksek bir besin olduğunu tespit ettik. Ürünümüzün çok fazla besleyiciliği olduğundan önem arz ettiğini de gözlemledik. Aynı zamanda tamamen doğal şartlarda bir üretim var. 900 metre rakım üzerinde bir üretim oluyor ve herhangi bir gübre kullanımı da olmuyor. Tamamen yağmur sularıyla beslenerek yetişen bu ürünün verim rekoltesi de buna bağlı değişkenlik gösterebiliyor. Biz, bu noktada bu özel ürünün ticari anlamda hak ettiği değeri bulması açısından daha çok tanıtılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda da ÖTO olarak elimizden gelen her şeyi yapacağız” şeklinde konuştu. 

“Bu fasulyenin her yerde namı vardır”

Çavuşdağı Kuru Fasulyesi Üreticisi Şakir İlgen, ”Kiraz-Bahçearası Mahallesi’nde zirvede yaşıyoruz. İşimiz, gücümüz çiftçi olduğumuzdan Çavuşdağı Kuru Fasulyesi’dir. Bu fasulyenin her yerde namı vardır. Tanesinin küçük olduğuna bakmayın. Hiçbir kuru fasulyede bu lezzeti bulamazsınız. Dıştan gelen fasulyeler iridir. Lezzeti yoktur. Hemen de pişmez. Oysa Çavuşdağı Fasulyesi’ni suya at, güneşin önüne koy. Güneşte de pişer. Bu fasulyeyi herkesin tatmasını öneriyorum. ‘Bu fasulye, niçin bu kadar meşhur?’ derseniz hem hava serin hem de toprağın yapısı değişik. ‘Diğer kuru fasulyelerden nasıl ayırt ederiz?’ derseniz de ıslatmanıza gerek kalmadan tek suda pişer. Lezzetindeki farkı kesinlikle anlarsınız. Tadı, şeker gibidir. Tanesi diğerlerinden çok daha küçüktür” dedi.

“Her şey değişti, tohum hala aynı”

İğdeli Kooperatif Başkanı Süleyman Top ise, ”Çavuşdağı Kuru Fasulyesi, doğaldır. Gübre yoktur. İlaç yoktur. Topraktan doğal olarak yetişir. Bunun içindir ki boyutları irili ufaklıdır. Ürünün sulama ihtiyacı yoktur. Yağmur yağacak ki suyu yağmurdan görecek. Bunun yanı sıra Çavuşdağı Kuru Fasulyesi’ni ekersin ardından toplamaya gidersin. Fazladan işlem yapmana gerek kalmaz. Çavuşdağı Kuru Fasulyesi, tarihi manada da çok eskilere dayanıyor. Babamızdan, dedemizden ileri bir tarihten beri varlığı mevcut. Biz bir kuru fasulyenin Çavuşdağı olup olmadığını kolaylıkla ayırt edebiliriz. Dedelerimizle sofraya oturup bu fasulyeden yerdik. O zamandan beri bu fasulye küçüktür. Bir de yerken anlarsın. Gözün kapalı tanırsın. Bu fasulyenin yetiştiği yaylalar, 900 metre üzerinde bulunan 1100, 1200 rakımdaki yaylalar. Cevizli, Bahçearası, Ören, Akpınar, Altınoluk, Sarıkaya, Çayağzı, Sarısu, Ovacık, 1000 rakımın üstündedir. Bu yaylalarda oksijen bol. Dolayısıyla atadan beri bu yaylalarda yetişen bir fasulye. Şunu söylemek istiyorum: Biz, yeni bir tohum ile yeni bir arayışa girmedik. Küçüklüğümde karasabanla tarla sürerdik. Sonra pulluk, ardından traktör geldi. Her şey değişti ancak bu fasulyenin tohumu, hala nesilden nesile aktarılan aynı tohumdur. Boyu ufak, lezzeti büyük bu tohumun hak ettiği yere gelmesi adına markalaşmasını istiyoruz. Yüzyılı aşkındır nesilden nesile aktarılan bu tohumun yok olmasına izin veremeyiz” şeklinde konuştu.

”Nesilden nesile aktarılıyor”

Şakir İlgen, özel fasulyenin tarihinin 150 seneyi aşkın olduğunu da paylaşarak, ”Babam 90 yaşında öldü. Çavuşdağı Kuru Fasulyesi’ni ekerdi. Ben 69 yaşındayım. 60 senedir üretiriz. Bu fasulye, ağabeylerime babamdan, bana ağabeylerimden miras kaldı. Şimdi de oğlum yetiştiriyor. Dolayısıyla bu üretim, nesilden nesile aktarılıyor” diye konuştu.

”Coğrafi işaretini de alıp bu fasulyeyi coşturacağız”

Başkan Top, ”Bir sezonda ne kadar üretim yapılıyor?” sorusuna şu yanıtı verdi: ”Her yıl hava şartlarına göre değişir. Hava düzgün olursa o sene daha çok verim alınır. Bununla beraber bu bölgede bunu yetiştiren üreticilerden kişi başına 200 kilogram yetiştiren de var, 300 kilogram yetiştiren de. 50 kilogram yetiştiren de var. Yetiştirmeyip yetiştirenden satın alan da var. Hak ettiği değerden satıldığında yetiştirilmeyecek diye bir şey yok. Ürün, altın değerinde. Öyle değerli ki eski zamanlarda takas usulüyle üç kilogram yemişe bir kilogram Çavuşdağı Kuru Fasulyesi takas verilirmiş. Fasulye piyasasında İspir Fasulyesi var. Fiyatı, 30 ila 40 lira arasında değişiyor. Diğer kuru fasulyeler ise 5 ila 7 lira arasında satılıyor.

Peki, biz bu piyasanın neresindeyiz? Fasulyemiz, her manada İspir’in üstünde bir fasulyedir. Tadı, bizim alıştığımız tadın yanında kalitemizin üçte biri yer tutuyor. Denedik, gördük. Bu kapsamda asırlar boyu Çavuşdağı Kuru Fasulyesi’nin adının çakılı kalması adına elimizden ne geliyorsa yapacağız. Yok olmaya yüz tutan tohumumuza sahip çıkmazsak gelecek nesilleri bu tattan, doğallıktan da mahrum bırakacağız. Dolayısıyla bunu değerlendirerek coğrafi işaretini de alarak bu fasulyeyi coşturacağız. Dışarıdan bu fasulyeyi talep eden, bu konuyla alakalı Çavuşdağı Kuru Fasulyesi gönderdiğimiz çok insan var.”

“Giderken ısrarla istiyorlar”

Başkan Yardımcısı Ali Eroğlu ise, Çavuşdağı Kuru Fasulyesi’nin yaz mevsiminde üretildiğini paylaşarak, ”Yaz sıcağında üretilir. Güz mevsiminde de toplanır. Nenem, 103 yaşında vefat etti. Anlatırdı. Dedem, Yemen Savaşı’na katılmış. Üç yıl gelmemiş. Kıtlık varmış. Kıtlıkta bu kuru fasulye ile o zamanki şartlarda ekmek yapar, çocuklarına ekmek yedirirlermiş. Nenem, Çavuşdağı Kuru Fasulyesi tohumunun da kendi nenelerinden geldiğini söylerdi. Dolayısıyla tarihsel açıdan net bir tarih veremesek de yöreyle özdeşleştirildiğini ve sonradan ortaya çıkan bir tohum olmadığını biliyoruz. Bu fasulye, yöremizin baş tacı. Yöremize gelen kaymakamlar, jandarmalar, öğretmenler buradan giderken ‘Bana ne olursun kuru fasulye gönder’ der. Bu süreç, halen daha devam etmekte. Biz her şekilde üretmeye, hizmet vermeye devam edeceğiz. Umuyorum bu fasulyeyi daha çok üretir ve daha çok insanla da tanıştırırız” dedi.

Ece Köseoğlu

 

 

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ödemiş Ticaret Odası'ndan öğrencilere eşofman yardımı
Ödemiş Ticaret Odası'ndan öğrencilere eşofman yardımı
İklim krizine karşı panel
İklim krizine karşı panel