Advert
Advert
Advert

"Keşke ben de şehit olsaydım"

Küçük Menderes
Bu içerik 449 kez okundu.
Advert

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Malatya'da vatani görevini yaparken halka ateş etmediği gerekçesiyle komutanı tarafından vurularak gazi olan Ödemişli Emrah Çetin, "Keşke ben de o gece Ömer Halisdemir komutanım gibi şehit olsaydım. Belki şehit olacaktım ama giderken de beş haini yanımda götürecektim. Şimdiki aklım olsa bize 'Halka ateş edin' diyen hain yüzbaşıyı o an vururdum" dedi.

Ödemiş'te yaşayan 24 yaşındaki Çetin, 15 Temmuz günü askerlik görevini yaptığı Malatya 2. Ordu Komutanlığı'nda yaşadığı olayları hala unutamıyor. Gazi olduktan sonra Ödemiş Adliyesi'nde idari işler personeli olarak göreve başlayan Çetin, hain darbe girişiminin yıldönümünde o günkü olayları tekrar yaşıyor.

Çetin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, o gece uyurken koğuşa gelen bir üsteğmen tarafından "Vatan ve millet elden gidiyor" diye uyandırıldıklarını, silahlarını aldıktan sonra askeri birliğin kapısına götürüldüklerini söyledi.

"Ateş etmemiz emrini verdi"

Halk ve polisle karşı karşıya gelince darbe olduğunu anladığını belirten Çetin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Başımızdaki hain yüzbaşı, bize ateş etmemiz konusunda emir verdi. İkiye bölündük. Ben ateş etmeyince beni açık alana götürdü. Orada bir çam ağacı vardı. Ağacın arkasında saklandım. Yüzbaşı, astsubaya bana ateş etmesi için emir verdi. Kolumdan vuruldum, karnıma şarapnel parçası isabet etti. Arkadaşlarım beni koğuşa götürdü. İlk müdahalem orada yapıldı. Sonra beni hastaneye götürdüler."

Çetin, o gün kendisine ateş etmesi emrini veren yüzbaşının daha sonra tutuklandığını belirterek hain darbe girişiminin yaşandığı o gece, halkın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Sokağa çıkın" çağrısına yanıt vermesi sayesinde hainlerin emellerine ulaşamadığını ifade etti.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü geldiği zaman aklına hep o gece yaşadığı kötü anlar geldiğini dile getiren Çetin, şunları kaydetti: "O gün okunan salalar ile hayatını kaybeden şehitler ve gaziler aklıma geliyor. Ben de gazi oldum, çok gururluyum. 15 Temmuz ile ilgili vücudumda bir mühür taşıyorum, 'İzi kapattırabilirsin' dediler ama bunu kabul etmedim. Keşke ben de Ömer Halisdemir komutanım gibi şehit olsaydım. Şehit olup peygamber efendimize komşu olmak isterdim. Vatanım için canımı vermek isterdim. Vatanı ve bayrağımı çok seviyorum. Belki şehit olacaktım ama giderken de beş haini yanımda götürecektim. Şimdiki aklım olsa, bize halka ateş edin diyen hain yüzbaşıyı o an vururdum."

15 Temmuz anı köşesini çok seviyor

Gazi olarak kabul edilmesinin ardından Ödemiş Adliyesi'nde idari işler personeli olarak göreve başladığını, adliye içinde en çok sevdiği yerin '15 Temmuz anı köşesi' olduğunu belirten Çetin, duvarda fotoğrafı bulunan Ömer Halisdemir'e bakınca onun ne kadar kahraman bir asker olduğunu bir kez daha anladığını söyledi.

FETÖ'cü hainlerin devam eden dava süreçlerini televizyondan ve sosyal medyadan takip ettiğini belirten Çetin, "Bunlar hem vatanın parasını yedi, hem de millete kurşun sıktı. Mahkemelerde verdikleri ifadeleri çok komik buluyorum. 'O gün orada değildim' diyorlar ama ateş ediyorlar. Hain bunlar zaten, başka söyleyecek söz bulamıyorum" şeklinde konuştu.

Anneden "Doğru yolu seç" uyarısı

Anne Meryem Çetin de oğlunun kalkışma sırasında yaralandığını duyunca çok üzüldüğünü, günlerce onun sağlığını merak ettiğini ifade etti. Oğluna küçük yaştan bu yana vatan sevgisi aşıladıklarını anlatan anne Çetin, "Oğluma askere giderken, 'Oğlum vatanına sahip çık, birileri bir yere taraf olurken sen doğru yolu seç' dedim. Onun halkın üzerine kurşun sıkmadığını öğrenince çok mutlu oldum. Eğer kurşun sıksaydı bu duruma çok üzülürdüm" dedi.

Ödemiş Cumhuriyet Başsavcısı Tugan Sarıca da 15 Temmuz gazisi Çetin ile bir yıldır beraber çalıştıklarını, onun çalışkanlığıyla tüm adliye personeli tarafından örnek gösterildiğini kaydetti.

Haber Merkezi

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ödemişli yazılımcı  oyun geliştirdi
Ödemişli yazılımcı oyun geliştirdi
“Vatandaşımın sesi, gözü, kulağı olacağım”
“Vatandaşımın sesi, gözü, kulağı olacağım”