Advert
Advert

Daha sosyal bir Ödemiş

Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş, ilçenin sosyal alanlardaki sorunlarına değinerek bunlar hakkında yapılacak çalışmaları açıkladı

Daha sosyal bir Ödemiş
Daha sosyal bir Ödemiş Küçük Menderes
Bu içerik 510 kez okundu.
Advert

TV9 İzmir'deki özel söyleşinin son bölümünde Ödemiş'te gerçekleştirmeyi planladıkları sosyal faaliyetlere değinen Belediye Başkanı Mehmet Eriş, fuar ve Ödemişspor da dahil pek çok konuda detaylı açıklamalarda bulundu.

Nehir Nagehan Sayal'ın, "Ödemiş’in kadınları çok çalışkan, dışarıda her işi yapmalarıyla beraber evde de annelik ve kadınlık yapıyorlar. Kadınları daha mutlu edebilecek bir çalışma var mı?" sorusunu cevaplayan Başkan Eriş, "Seçim broşürümüz de aldığımız kararlar da buna yakın. Zaten bir eğitimci olarak para pul işlerine pek aklım ermiyor. Daha çok eğitim, insan ama öncelik çocuklar olsun anlamında düşünüyorum. Genel Başkanımızın da isteği öncelikle kreş. İstanbul’da İmamoğlu 'Her mahalleye kreş' derken bunu kastediyor. Toplumun gerçeği bu zaten, bir başkasının başka bir şey demesine gerek yok ama gerçekleştirmemiz gerekiyor. Bununla ilgili gündüz bakım evi şeklinde bir yerimiz var. Oradaki işleyiş ve plan tadilatıyla ikincisini gerçekleştireceğiz. Üçüncü olarak da elimizde olan bir yer için proje çalışması var, onu gerçekleştireceğiz. Ayrıca bir mahallemizdeki yer, anne babanın tarlada olduğu bir dönemde çocukların gündüz bakım yeri olarak düşünülüyor. Küçüğü belki komşusuna bırakıyor veya kayınvalidesine, annesine bırakıyor. Ama kreş olayı biraz daha farklı, onu da düşünüyoruz. Anne hala tarlada, çocuk okuldan geldi. Otursun sıcak bir mekanda, hatta bir şeyler de ikram edelim. Orada en azından dersine de çalışsın. Yönetici, eğitimci arkadaşlarımız da olsun. Orayı sosyal mekandan çok gerekli ve zorunlu bir mekan haline getirsin" dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in Seferihisar'daki başkanlık dönemine dair örnekler sunan Eriş, "Tunç Başkan, Seferihisar’da uygulamış Masal Evleri diye. Burası tamirhane, burası kuaför gibi oyuncaklarla masal evini onların ergonomisine uygun bir yer sanıyordum. Öyle değilmiş. Kreşin arkasında anne, çocuğunu getirdiğinde yine çocuğunun yanında olabilmesi adına oralara işlikler kurmuş. El sanatları yapabilmesi gibi. Orada otel çok olduğu için çamaşırhane kurmuş yani anneyi de orada tutmuş ama nasıl? Keyfi değil, çay kahve içsin diye değil de gerçekten de çalışmaya ihtiyacı var, gelire ihtiyacı var, orada da onu yapsın diye.

"Hayata bağlanacaklar"

Bu projeler anlamında danıştık, biraz daha ileri gittiğimiz noktalar da oldu. Kendimizce düşündüğümüz Umut Evleri diyorum ben. Ovakent ve Konaklı, en uygun yerler diye düşünüyoruz. Orasının ismini öncelikle vermemin nedeni bu Umut Evleri. Köyden ayrılan, herhangi bir şekilde dul kalmış, çoluk çocuğu yanında olmayan kadın ve erkeği o evlerde tutmak. Yaşadığı mekanda yine aynı havayı solumak. Konu komşu zaten oturuyor. Erkek kahveye gidiyor ama kadının öyle bir şansı yok. O evin bahçesi varsa daha da güzel. Domates diksin, çiçek diksin, roka, maydanoz, taze soğan diksin. Beş tane de tavuk olduğunda onun yumurtalarını da alsın. Hayatla uğraşsın. Ben ona Umut Evleri diyorum. Asıl hedefim de onlar gerçekten. Bu yerlerde yaşayanlar, tarımı uygulamayı biliyor. Fide de var, al sana 20 tane domates fidesi. Hasan Abi, Ali Amca, Süleyman Emmi, onu da sen dik, sen bak hem arada biz de gelelim. Bir domatesi beraber yiyelim gibi. Yani bunu yapmak, hayata bağlamak. Köyünden şehre getirip huzurevine bırakma olayını sevmiyorum. Gittiğimizde görüyoruz, içimiz bir cız ediyor. Çaresizlikten oraya gelmiş değil" diye konuştu.

"Söyleyememiş, isyan etmiş"

Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş, "Teknoloji çağında ailelerde kopukluk yaşanıyor. Ortaokula, liseye giden çocuklarda telefon var. Aileleri bu konu da eğitecek bir projeniz oldu mu ya da olmasını düşünür müsünüz?" şeklindeki soruyu ise şöyle yanıtladı: "Bu, aynı zamanda anne baba eğitimi. Anne baba eğitimi daha çok bebek bekleyen anne babalara veriliyor. Böyle bir deneyimimiz de yok ama bunlar olmalı, bunlara hazır olun, eğitimli olun, çocuğun bakımı, annenin bakımı, yemesi içmesi de dahil. İşte oralarda yine eğitime başvuruyoruz. Tanıdığım tüm insanlar bana diyor ki, 'Filanca, şu kat çöplerini hep şuraya bırakıyor.' Bizim insanımız onu fazla uyaramaz. Dese ki 'Sen belediyenin zabıtası mısın?' diye ne olacak? Ben gördüm kendi yürüyüş yolumda, ağaca asmış 'Lütfen buraya çöp bırakmayın' diye. Söyleyememiş, isyan etmiş. Eğitimde eksiğimiz var. Her gün CİMER’e bir sürü şikayet yazıp gönderiyorlar. Biz de kuruma yönelik bir şey geldiyse o gün cevabı yazıp gönderiyoruz veya çözülmesi gerekiyorsa da çözmek istiyoruz. Bunlar güzel şeyler ama dediğimiz anlamda hayatın her alanında sorun olan şeyler uyuşturucu, alkol, telefon bağımlılığı, internet bağımlılığı. Geçen hafta saatlerce bilgisayarın başında kalmış, sonra da masada kalmış. İşi olana farklı bakıyorum. Her 45 dakikada bir yürümeniz gerekiyor.

Barış ve sevgi dolu Ödemiş

Birçoğunuz, çocuğunuzu eve kapatıyorsunuz veya onun istediği yönüyle yapıyorsunuz. Birisi çocuğuna haftada 40 dakika izin veriyormuş. Gelen giden çocuklara da soruyorum 'Kitap okuyor musun?' diye. Kitap kokusu başka çünkü onu hemen alırsan okursun. Benim de öyle. Kitap, dekor anlamından çok zenginlik anlamında bambaşka. Telefonda hepsi var ama kitap başka. Yani bunu da özendirmek, anne, baba, kardeş, komşu eğitimi de yani toplumdaki sorunu azaltmak için emniyetlik iş olmasın, jandarmalık iş olmasın, kavga olmasın, anlayış olsun. Bu da eğitim ile ilgili. Geçende öyle bir şey oldu. Ön yargıda bulunmayalım, belki rahatsızlıktan dolayıdır, birisi parkımızda ayaklarını uzatmış, birisi de uyarmış, ondan sonra bize iletmişler. Daha sonra rahatsızlık olarak iş bana döndü. Üç sandalye var, Ödemiş’in dört sandalyesi var mı? Var ama bu başka bir şey. Toplum içinde, uygun ortamlarda uygun davranmak eğitimle olacak. Sürtüşmesiz, barışın ve sevginin ağırlıklı olduğu, anlayışın olduğu, birbirine yol verdiği, sandalye verdiği bir Ödemiş olacak."

"Hiç yorulmuyorum"

Hatalı veya doğru yaptığı şeyleri düşündüğünü de belirten Eriş,bu konuda şunları söyledi: "'Söylemeseydim iyi olurdu' dediklerim oluyor. Siyaseten sonuçta olayın içindesiniz tabi ondan kaçınmak istiyorum yılların tecrübesiyle ama bazen de 'İyi ki söylemişim' diyorum. Ben de insanım. Söyletenler vardır, söyleyenler vardır. Bir de söyletene bakmak lazım. Güzel bir şey de söyletebilir. Benim ağzımdan dilerim kötü bir şey çıkmaz. Siyasi anlamda da söylemiyorum bunu. 'İyi ki böyle demişim', 'İyi ki yapmışım' dediğim de oluyor. 'Çok yoruluyorsun' falan diyorlar, hiç de yorulmuyorum. Yeter ki gün eksilmesin penceremden. Şimdi Bozdağ’a geldiniz, nerede piknik yapacaksınız? İki ay önce piknik yerini düzenlemeye geldik. Hangisinden başladık? Yolundan, masasından, tuvaletinden. Şimdi Ödemiş’te sekiz yerde tuvalet var. Yok muydu daha önceden, vardı. Az önce söylediğimiz gibi birbirini tamamlayıcı, sorun çözücü. Oradan başlamak, Büyükşehir planlamasında önemli. Şu an için en büyük şey tarıma yönelmek, tarım kentinde verime gidecek, hasat edecek insanların yolları ve suları. Ondan daha önemlisi de yok."

Fuar konusunda hazırlık

Mehmet Eriş, Halil Yörük'ün Ödemiş Milli Fuarı hakkındaki sorusunu yanıtlayarak, "Biz de o konuda hazırlıklarımızı yaptık. Genel bir çerçeve çizelim. Eğlence kısmı var, söyleşi kısmı var, bir de sergi kısmı var. Az önce de söyledik. Teknoloji artık hayata öyle bir girdi ki hemen her şeye internet üzerinden ulaşıyor. Traktör sevgisi olan çiftçi, geldiği zaman 5-6 tane traktör firmasını yan yana görmek ister. Onun hayatı o. Çocuğunu bindirecek, üzerine çıkacak, hatta kornasını bile çalacak, fotoğraf çekilecekler. Aynı şeyi ben Almanya’da gördüm. Patates fuarıydı. Hediyelik eşya, el sanatları satılıyor. 2 metre çapında, 30 santim derinliğinde kazan; 5-6 kişi de onu karıştırıyor. Almanların geleneksel patates yemeği pişiyor. Bizde keşkek olduğu gibi onlar da onu alıyor ve yiyor. Geleneksel kıyafet içindekilerle fotoğraf çektiriyorlar.

"Ne ihtiyaç varsa onu yaparız"

Orada gördüğüm bir şey var; patatesi kullanarak çocuklarla oyun yapmak. Kürdanlarla birleştiriyorlar. Hayvan motifleri yapıyorlar, desenler yapıyorlar, ev yapıyorlar. El sanatları Hollanda'da ağırlıklı, dalın en güzel şekli ile anahtarlık vardı, almıştım hatta. En güzelini orada ahşap olarak hemen yapıyorlar. Biz de bunu öne çıkarmak istiyoruz. Yaşayan fuar. Gelenekselleri öne çıkarmak istiyoruz. İstanbul’a geçen hafta gittiğimde Ödemişlilier olarak toplandık. Dernek yönetimi, Alev Coşkun, eski yönetimden, yeni yönetimden. Sevda yine burası. Yani biz dernek olarak gelelim. Orada biz İstanbul'da yaşayan Ödemişlilerin broşürünü dağıtalım. Yarın İstanbul'a gelirseniz ey öğrenciler, ey bizim çocuklarımız, bize ulaşın ve size yardımcı olalım. Yani herkes bir şey düşünüyor. Kent Konseyi anlamında da bütün bilgileri bir arada toplayıp birleştirebilirsek nerede ihtiyaç var, nereyi aramamız gerekiyorsa onu yaparız. "

"Ödemişspor güzel olacak"

Son olarak Ödemişspor'a ve ilçedeki diğer sportif faaliyetlere de değinen Başkan Eriş,"Ödemişspor iyi olacak. İki haftadır biz de buna hazırlanıyoruz. Belediyespor var, bir de Ödemişspor olayı var. İki dalda bakıyoruz. Herkes geleceğe bakıyor, biz bir de geçmişe bakıyoruz. Ne kadar borç kalmış, ne kadar yapılanmış diyerek. Nedense hep borçlara yakalandık bu ara ama yönetim teşkilini hemen hemen sağladık diyebiliriz. Zar atmaya kaldı iş artık. Bununla birlikte altyapıya daha çok önem veren bir anlayışla ilerleyeceğiz. Transferleri de birileri istedi diye değil, gereken yerde, gerektiğinde takıma abilik, önderlik yapabilecek kişilerle yapacağız diye düşünüyoruz. Müjde değil ama beklentilerin cevabını verebiliriz.

Diğer branşlarda şube açılacak

Ödemişspor anlamında da Belediyespor anlamında da faaliyet gösterilmeyen dallarda aktif olmak istiyoruz. Basketbol ve voleybol şubelerinin açılması gibi. Spor, yalnız futboldan oluşmuyor. Evet, en kolay şekilde ve yolda dahi oynanabilen bir spor. Kola kutusunu bile tekmelerseniz futbol oluyor. Ama onun dışında sportif alanlarımızı biraz çeşitlendirmek, yıldızlar yetiştirmek, Türkiye şampiyonları yetiştirmek gerek. Yüzmede Muammer Yılmazoğlu müdürümüzün torunu var yüzme dalında. Belki Türkiye’nin geleceği olan, yetişkinliği ve özgüveni olan bir çocuk. Madalyalarıyla geldi benim yanıma ama aile onu yetiştirmek için İzmir’e taşınıyor. Spor tesisi anlamında eksiğimiz de var. Komple bir spor salonu, gençlik merkezi yapılıyor Spor Bakanlığı tarafından ama sadece antrenman sahası oluyor. Maç sahası değil, niye maç sahası değil? Olsaydı keşke. Şimdi biz de onu başka yere yapmayı düşünüyoruz. Büyükşehir'den bu konuda destek isteyeceğiz" ifadelerini kullandı.

 

Son

Kemal TUTCU

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İstanbul'daki çocuklara Tire'den süt gidecek
İstanbul'daki çocuklara Tire'den süt gidecek
"Ödemiş’e gönül vermiş biriyim”