Advert
Advert

"Ödemiş'te markalar oluşturalım"

TV9 İzmir özel yayınına katılan Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş, eski hastane alanından tarım ve hayvancılığa, istihdamdan yollara dek pek çok konudaki düşüncelerini açıklarken özellikle süt ürünlerinde ilçenin bir marka sahibi olması gerektiğini dile getirdi

Küçük Menderes
Bu içerik 826 kez okundu.

Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş, konuk olduğu ve salı akşamı TV9 İzmir ekranlarında yayınlanan programın ikinci bölümünde ilçe ile ilgili önemli konulara değindi.

Programda gösterilen bir VTR'nin ardından TV9 İzmir Genel Yayın Yönetmeni ve Lansman Müdürü Nehir Nagehan Sayal, "Biz halka üç soru sorduk. Üç sorunun da cevabı hemen hemen aynı geldi. İlk olarak park yeri ve otopark sorunu, ikinci olarak trafik sorunu, üçüncüsü de işsizlik, altyapı ve sosyal tesisler olarak gidiyor. Ayrıca Hastane Caddesi ile ilgili çok fazla sıkıntılar var, ruhunun kaybolduğuna ve hareketliliğinin olmadığına dair. Eski hastane için kimileri otopark, kimileri üniversite istiyor. Orası için neler düşünüyorsunuz?" sorusunu yöneltti.

Sefa Sokak'a katlı otopark

Başkan Eriş, bu soruya şöyle cevap verdi: "Otopark ihtiyacını herkes görmüyor, yaşıyor. Biz de yaklaşık bir ay önce Sefa Sokak'ta şu an açık otopark olarak kullanılan yerin katlı otopark olması yönünde bir proje isteğini Büyükşehir'e sunduk. Hükümet Meydanı'nda iki katlı yeraltı otoparkı yapılması yönünde bir proje de sunulmuş. Onu da revize edilmesi için Büyükşehir’e sunduk. Büyükşehir, bu konuda çalışmalara hemen başladı. Yıl sonuna kalmadan planlamasının bitip ihaleye çıkabileceğimizi düşünüyorum. Büyükşehir’e bağlı olarak tabi, onlar yapacaklar.

"Güzel öneriler var"

İzmir’e gitmelerimiz gezmek için değil. Bu sorunlar için oraya gittik. Kentteki yaşamı kolaylaştırmak, bizim görevimiz. Buna bağlı olarak trafik sorunu var. İnsanlara 'Git, aracını park et' dediğimizde park yeri yok ise sokakta bulabildiği yere park edecektir. Uygun da olmayacaktır, ben de dahil. Köşeyi bulan, hemen park ediyor zaten. Hastane Caddesi de bu konuda sıkıntılar yaşayan bir yer ama ucunda eski hastanenin olduğu bir zenginliğimiz vardı: Orada bulunan eczaneler, optisyenler, alışveriş merkezleri...  Geçmişte Gazi Caddesi, Hürriyet Caddesi, Atatürk Caddesi, Fatih Caddesi gibi yerlerdeki alışveriş merkezleri, Hastane Caddesi dediğimiz Saraçoğlu Caddesi'ne kaydı. Yeni hastanenin yapılmasıyla burası da işlevsiz kaldı. 10 kuruşluk bağışlarla yapılmış olan yer tamamen yıkıldı. Şimdi tamamen büyük binaya başladılar. Üçüncüsü kalacak. Son yapılan köşedeki binaya bir işlev verileceğini duyuyoruz. Çocuk hastanesi ya da kadın doğum, ne anlamda olursa. Ama diğer taraf ne olacak? VTR’de çok güzel öneriler de vardı. ‘O bina orada kalsaydı. Nostaljik ve bizim binamız. Simge bir bina orası, bence kız yurdu olabilirdi. Özel bir hastane konumu verilerek dönüştürülebilirdi.’ Bana söylenen ve benimde daha iyi de baktığım düşünceler bunlar ama şu anda gitti. Depreme karşı da güçlendirilebilirdi."

Hastane Caddesi'ne yeni soluk

Saracoğlu (Hastane) Caddesi hakkındaki planları da açıklayan Başkan Eriş, "Yeşil alanla birlikte otopark isteği var. Yeşil alanla birlikte otopark işlenebilir. Yapılar uygun olursa yer altı otoparkıyla iki işlevli olabilir. Hastane Caddesi'ni geçerek Salı Pazarı'na dönüyor. Orada kafeler, belediye kafesi, park var. Çocukların oynaması ve spor yapması için alanlar var. Belki bu yeşil alan içinde hayatı canlı tutma adına uygun kafeterya, sosyal tesis kurarak o bölgeye doğru bir taşıma gibi şeyler olabilir. Onun dışında Hastane Caddesi'nin akşam saatlerinde trafiğe kapanması, orada belli aktivitelerin olması, sokak satışlarının olması gibi şeyler gerçekleşebilir. En kalabalık olan yer de çınarımızın olduğu yer. Düşüncemizde oraya böyle bir aktivite vererek akşamları o bölgenin hareketli hale gelmesini sağlamak var.

Çocukluğumda şu an İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün olduğu bina, Kaymakamlık binasıydı. 7-8 tane müdürlük de oradaydı. Sonradan yapılan Kaymakamlık binası, oradaki Çukurparkımızı ortadan kaldırdı, sadece Tayyare Parkı tarafı kaldı. Kiraz'dan oraya geliyordum, sinemaya gidiyordum. Sinema geleneği vardı veya parka gelirdim. Parkta müzik vardı, canlı müzik yapılırdı. Eğlence vardı her iki tarafta. Sandviççiler, turşucular, dondurmacılar hep oradaydı. Bütün hareket alanı orasıydı. Kemeraltı veya Kıbrıs Şehitleri Caddesi gibi. Şimdi onun benzeri bir işlev, Hastane Caddesi'nde uygulanabilir. O konuda düşüncelerimiz var. Oraya yeni bir heyecan katmak istiyoruz. Caddede esnaf arkadaşlar var, ticari hayata göre iş yerlerini oraya kurdular veya taşıdılar ve yüksek bedeller ödediler. Şimdi 13-14 tane iş yeri boş. Demek ki orada bir eksiklik var. Onu doldurmak için de çaba göstereceğiz" dedi.

"Karşılıklı planlama gerekiyor"

Eriş, işsizliğin Türkiye genelinin sorunu olduğunu kaydederek, "Bugün üniversite mezunlarında bile %26 oranında işsizlik varsa ülkemizin asıl konuşulması gereken konusu budur. Bize de çok geliyor. Yeni bir başkan geldi ve yeni bir meclis oluştu. Onun için yeni iş kapıları açıldı gibi bir beklenti de var. Hizmet anlamında da beklenti çok. Büyükşehir ile alttaki küçük şehir beraber, aynı düşüncedeki insan diye bakılıyor. Ben işleyiş anlamında bakıyorum. İşleyiş anlamında da hizmetlerin yerine getirilmesinde de Büyükşehir desteği olması gerekir. Otoparklar benim görevim değil Ödemiş Belediyesi olarak. Görevimi yaptım, Büyükşehir ile bağı kurdum, desteği bekledim. O desteği Ödemiş gördü. Tabi bu planlama da hemen bugünden yarına olabilecek bir şey değil. Karşılıklı planlamanın yapılması gerekiyor" şeklinde konuştu.

"İlk değil, son madde üretmeliyiz"

Ana temalarının hayvancılığa ve tarıma sahip çıkmak olduğunu kaydeden Mehmet Eriş, "Tunç (Soyer) Başkan'ın deyişiyle katlayarak bunu gerçekleştirmek ama yeni destekleri de verebilmek. Bu, ekonomik belediyeciliğin en güzel göstergesi. İzmir, uygulama açısından Türkiye’ye örnek ve önder oluyor ve bakış açısını değiştirdi. Bölge gerçeğine havza boyutunda bakmak zorundayız. Kiraz ile Beydağ arka tarafta, Tire ile Bayındır da ön tarafta. Beş kardeşiz Küçük Menderes'te. Hepimizin ekonomisi tarımıyla, hayvancılığıyla birbirine benzer ve birbirini destekler konumda. Onun için Sütaş, Tire’ye geldi. Yalnız oradan almıyor ki, bu bölgeden de alıyor. Süt toplanıyor, dışarıya da gidiyor. Biz istiyoruz ki Ödemiş'te daha çok süt işlensin. Tunç Başkan'ın deyişiyle ilk madde değil, son madde olsun. Ham madde olarak gitmesin. İşleyerek Ödemiş'te artık markalar oluşturalım. Bunu başaracağımıza inanıyorum. Halkın dilekleri, istekleri, öngörüleri doğru ve yerinde. Biz de bu doğrultuda çalışmaları yapıyoruz. Onlara layık bir hizmet anlayışımızı da gerçekleştireceğiz" dedi.

Kooperatifleşme vurgusu

Gazeteci Yüksel Balcı'nın "Ödemiş, adeta sütün merkezi. 780 bin ton süt üretiliyor Ödemiş'te. İstihdamı arttırmak için sanayileşme ve kooperatifleşme konularında neler düşünüyorsunuz?" şeklindeki sorusuna ise asıl önceliklerinin bu olduğunu söyleyerek cevap veren Başkan Eriş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tunç Başkan'la uyum içindeyiz. Üç cemre var, onları açıkladı. Hatta 2. Cemre'yi de biz açıkladık. Bu bölgeye, özellikle de Ödemiş’e verilen değer çok önemli. O 28 maddenin çoğunda biz varız, zenginliklerimiz var. Zenginliğin getirdiği sorunlar da var. Sorunların çözümü yönünde kooperatifleşme, tarıma destek verebilmek için en iyi anahtar. Hangi köy, hangi mahalle olursa orada önderlik yaparak kurulmalarını sağlamak, varsa iyileştirmek, varsa desteklerini arttırarak çoğaltmak istiyoruz.

Küçükören'deki kooperatif de bizim, Çaylı'daki de. Başka nerede kurulmak isteniyorsa o da bizim. En eski kooperatiflerden de Bademli yeni yeni ayaklanıyor. O da iyi şeyler yapmaya çalışıyor. Ovakent Kooperatifi de bizim. Kayaköy'de de olsa bizim. Bu kooperatifler, bizim ekonomik olarak ana taşıyıcılarımız. Bunun dışında özel olarak yapanlar var. Mandıralarımız var çok kaliteli süt işleyen. Ama 'Bu yeterli değil' diyoruz. Daha markamız yok. Kendi ürettiğimiz peyniri İzmir tulumu diye satıyoruz, oysa Ödemiş tulumu. Demek ki o markada bizim gözden kaçırdığımız ve ya geri düştüğümüz bir durum var. Kestanenin markasını arkadaşımız almış. Bugün biri, Ödemiş'te hem satıyor hem üretiyor. %25 oranında kestaneyi biz üretiyorsak, %3 civarı üreten Bursa’ya reklam önderliğini, rolümüzü kaptırdıysak suç, hata ve eksiklik yine bizde. Tunç Başkan da bunu önerir. Onun için 'Kooperatifleşin' diyor. Kamudan kamuya, üreticiye destek yerel demokrasinin gereği."

Yöresel ürün çeşitliliğine değindi

Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş, yerel kalkınmanın çok mühim olduğunu belirterek, "Yereldeki insanlarımızı güçlü kılarsak, ekonomileri iyi olursa, çoluk çocuk orada mutlu yaşayabiliyorsa, toprağı varsa, onun yanında hayvan damı varsa, o damda 8-10 hayvanı varsa amaç onu 15-20'lere çıkarmak olmalı. Var olan ekimini, dikimini güçlendirecek tarımsal destek verilmeli. Kestanede de böyle, sütte de böyle, diğer tarımsal ürünlerde de böyle. Daha ileri gitti Tunç Başkanımız, 'Ben üreticinin elinde mal bırakmayacağım' dedi. Çok iddialı bir şey. Neden söyledi bunu? Halkın önceliklerine önem vermek, tüketiciyle üreticiyi buluşturmak, kooperatifleşmeye destek vermek ve doğrudan aracısız veya en az aracı ile ürünleri büyük şehirlere taşıyabilmek için. Tüketicinin çoğu İstanbul’da. Ekrem İmamoğlu ile beraber Tunç Başkan ve Mansur Yavaş oturduğunda oradan kötü sonuçlar çıkmaz. Seçim öncesinde olduğu gibi Ödemiş'ten patatesi 3 liraya alınıp 2 liraya İstanbul’da satmak çözüm değildi. Seçime yönelikti ve o yüzden ertesi gün hemen bitti o iş. Bugün var mı? Yok. Bugün hayat daha mı kolaylaştı ya da ucuzladı? Hayır. Sürekliliği olmalı. Onun için üretici kooperatifleri de tüketici kooperatifleri de bu anlamda desteklenmeli.

Dışarı giden sütü kapasite olarak burada işleyebilirsek çok iyi olur. Bizim mandıralarımız, gerçekten çok iyi teknoloji kullanıyorlar. Çok iyi firmalar, anlayışları da çok güzel ve geliştiler ama daha çok süt işleme, daha çok sermaye demektir. Pazar gerektirir. Ya pazara uygun, daha yeni ürünlerle çıkaracağız ki 35-36 ürün üreten mandıramız var bizim, duyunca şok oldum.  Demek ki bizim bile görmediğimiz, duymadığımız yöresel üretim var. Bu çok güzel" ifadelerini kullandı.

Meslek edindirme ihtiyaca göre

Eleman temin etme konusundaki projelerini ve yaptıklarını anlatan Eriş, "Bir arkadaş şunu söyledi: ‘Yeterli eleman bulamıyoruz. Bize eleman yetiştirin. İş garantili ve iyi para veririm.’ Biz bunu Büyükşehir’e attık, geçen haftalardaki istiridye mantarı belgeleri töreninde bunu hemen paylaştık. Dediler ki 'Hemen başlarız.' Şimdi Büyükşehir buna hazır. Bunun için Birgi’deki eski belediye binamızın büyük bir bölümünü meslek fabrikası onlara tahsis ettik. İnsanlar yetişsin, yeni mesleki kimlikler kazansın. İhtiyaca ve piyasaya uygun olacak. Yani Birgi’de istenen başka, Ovakent’te başka, Bademli’de başka. Sektörel olarak da gitmesi gerekiyor.

İşsizliğin önlenmesinde belediye çare değildir. Belediye, genel anlamda iş kapısı değildir. Asıl iş kapısı, sanayi kuruluşlarıdır. Onun yeri de Organize Sanayi Bölgesi'dir. Daha önce Mahmut Badem Başkanımız görevi sürdürdüğü için bu anlamda göreve tekrar bize kaldı. Arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu işin içinde onu da biz kotarmak zorundayız. İyi de yol alıyoruz. Orada kuruluş için yer almak isteyen firmalar, ödemelerine devam ediyor. Belli bir altyapısı bitmiş, şimdi arsaların oluşturmasına yönelik hafriyat çalışmaları olacak. Yıl sonuna kadar hafriyat işini bitirmek istiyoruz. Havalar da uygun, koşullar da iyi giderse zaten önümüzdeki haftalarda başladığını görebileceğiz. Yatırımcı, 'Artık benim yerimi hazırla' diyor. Yeri uygun olan bir firma, tam olmasa bile başladı artık orada ve tesis kuruyor. İkinci bir tesis kurmak için Ödemiş içinden bir arkadaşımız imalat sanayinde olacak. O da başlamak üzere. Arkası gelecek. Tabi düz alan ya da az eğimli yerlerde bu kolay. Diğer alanlarda bizim tesis kurulabilecek yapıya getirebilmek için arsaları da oluşturmamız gerekiyor. Uygulamalarımız o yönde. Seneye bu vakitlerde inşallah birlikte olacağız tekrar. Çok daha iyi yol aldığımızı, oradaki tesislerin kurulmaya başladığını göreceğiz. Biz o tesislere hangi alanlar eleman gerekiyorun peşine düşen bir duruma gelelim" dedi.

Ödemiş OSB'deki son durum

Programın sunucusu Halil Yörük'ten gelen "Tarım ve Orman Bakanı'nın da bulunduğu bir temel atma töreni gerçekleşmişti. Orada şu anda çalışmaların yapılmadığı, seçim yatırımı olduğu şeklinde kamuoyunda düşünceler var. Bir bilginiz var mı bu konuda? Tarım Kredi Kooperatifi, oradaki yatırımı gerçekleştirecek mi?" sorusunu da yanıtlayan Başkan Eriş, "Geçen hafta bu yönde bir görüşme oldu. Önce ‘Burada ne tür bir işletme kurmak istiyorsunuz? Kurmak istediğiniz tesiste ne kadar istihdam sağlayacaksınız?’ diye sorduk. Haftaya toplantımız var. Diyor ki, ‘Ben şu işi yapacağım. 40 kişi çalıştıracağım.’

Orası, Tarım Kredi kooperatiflerinin en büyük alanlardan birisi. Orada biz tesis kurmaya hazırız. Çalışmalarımız devam ediyor. Bize dönüş yaptılar. Büyük bir yapı oldukları için başlamaları çok iyi olacaktır. İş olanağı artacaktır" diye konuştu.

Çevre yolları için projeler

Yüksel Balcı'nın "Tire yolu ne durumda? Saraçoğlu Caddesi tek şerit haline gelse trafik daha çok rahatlamaz mı diyenler var. Bu konuda ne diyorsunuz?" sorusu üzerine yol çalışmaları hakkında da bilgi veren Başkan Eriş, "Çevre yolu iki türlü. Bir güney çevre yolu. Projesi 20 yıl önce benim tarafımdan yapıldı. Düşünürken de çok uzun vadeli düşündüğümüz bir konu. Şehir içinde var olan otogar veya oto galerileri, kamyon garajı, itfaiye, otogar, hayvan pazarı, oradaki otel düşünülerek hazırlandı. Yani 100 yılı görebilme adına yapıldı. İzmir yolu girişinin olduğu yerden Üç Eylül Mahallesi'nde ilk gördüğümüz evlere varmadan alta dönüyor. Demiryolu da üst geçitten geçiyor. Tam altta bir yay çiziyoruz, evlere hiç dokunmadan. Sanayinin altından otogar ve mezarlığın arasında boşluk var. Oradan bir yay devam ederek Birgi kavşağına çıkıyorsunuz. Yani arada olan karayollarının dibinden girilen şeklindeki yolların çevre yollarıyla hiç ilgisi yok. Dolayısıyla İzmir yolundan Kiraz’a, Beydağ’a, hatta Alaşehir’e, oradan Denizli ve Antalya'ya hiçbir araç girmeden devam edebilir. Aynı bizim bu yıl çevre yolu bitince Bayındır'a girmediğimiz gibi. Uçarak geçiyorsunuz. Işıklarda takılırsınız ama onun dışında hiç U çizerek gitmiyoruz. Neredeyse 6-7 dakika kazancımız var ve şehir konforu açısından bir rahatlama sağlayacak" dedi.

Eriş, ikinci çevre yolunun da yine aynı yerden geldikten sonra şehrin kuzeyinden yani sırasıyla Türkmen, Kuvvetli, İnönü, Süleyman Demirel ve Zafer mahallelerinden Birgi kavşağına uzanan yol olduğunu anımsatarak, "Bunu Büyükşehir ile yapıyoruz. Planı biz yaptık ama Karayolları kamulaştırmada devraldı. Kentte de değişim olacak. İzmir yolunda oto galerilerinin artık çevre yolu aşağıdaysa orada durmalarının bir anlamı kalmayacak. Kendileri yer arayacaklar, Böyle bir çabanın da olduğunu biliyorum. Onu da hazır edeceğiz. İçeride olan depolar, indirme kolaylığı nerede ise orada olacak. Kent içi trafiğini rahatlatmak için alınmış önlemlerden biri. Bir de kentin içinde sıkışan imar yoğunluğunu da kenara taşımış olacağız. Türkmen’deki, Kuvvetli’deki insanlarımızın pay alması için uğraşıyoruz. Bizim asıl amacımız, kentin ihtiyaçlarını o yol üzerinden gidermek olacak. Onu da belki daha yakın zamanda planlama olarak, diğerinden önce bitirmiş olacağız" şeklinde konuştu.

"Yaşamı rahatlamak gerek"

Refüj meselesine de değinen Eriş, "Saraçoğlu Caddesi'nde benim zamanımda orta refüj yoktu. Orta refüj, daha sonra yapıldı. Ortadaki ağaçlarla ilgili de o zaman kamuoyu yoklaması gibi anket çalışması yapılmıştı ama ben yolun en iyi kullanılmasını düşünüyorum. Şu an otoparkımız olmadığı için sağda solda park etmeleri doğal. Ama sollamada sorun oluyor. Diyelim ki bir engelli, kaldırımdan değil de yoldan gidiyorsa siz onun arkasından devam edersiniz. Kalmadı artık ama at arabasını düşünün. Bir at arabası gidiyorsa siz onu sollayamazsınız. Peşinden devam etmek zorunda kalırsınız. Benim düşündüğüm, itfaiye ve ambulans yolu ile baktığımızda sollama durumu. Karşıdan gelen yok. Önümde bir araç gidiyor. Ambulans veya itfaiye ise giden aracı sollayıp geçersiniz. Orta refüj yok. Hangisi kolay? Hangisi yaşamayı kolaylaştırıyor? Ben arkadaşımın iş yerindeydim ve gördüm. Yedi dakika boyunca ambulans ilerleyemedi. Ben ya da siz değil, ambulans. Diğer şerit boştu, orta refüj olmasaydı o sollamayı yapardı. Ben o dönemde de bu konuyla ilgili üç proje hazırlatmıştım. Sanırım yine projeler vardır. Bunu kamuoyuna mal etmek gerekir. Bu, yapılanı bozma anlamında asla değildir. Kentte yaşantıyı rahatlatmak adına olacaktır" dedi.

Kemal Tutcu

 

Devamı yarın...

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İzmir'deki tüm muhtarlara ücretsiz ulaşım müjdesi
İzmir'deki tüm muhtarlara ücretsiz ulaşım müjdesi
İYİ Parti Ödemiş'ten fidan üreticilerine ziyaret
İYİ Parti Ödemiş'ten fidan üreticilerine ziyaret