Advert
Advert
Advert

Damızlık Birliği’nden gelen o mektuplara tepki

ÇELİKKALELİ: “ANLAŞILMASI ÇOK ZOR”

Damızlık Birliği’nden gelen o mektuplara tepki
Damızlık Birliği’nden gelen o mektuplara tepki Küçük Menderes
Bu içerik 431 kez okundu.
Advert

İzmir İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği üyelerine “Alacak Tahsil Sistemi Yetki Belgesi” adı altında gönderilen mektupların konusunun anlaşılamadığı yönünde eleştirilerde bulunan birliğin eski başkanlarından veteriner ve işadamı Mehmet Çelikkaleli, üyelere gönderilen mektupları kendisinin bile çözemediğini belirtti.

 

“Mektupların anlaşılması çok zor”

İzmir İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nin eski başkanlarından veteriner hekim ve işadamı Mehmet Çelikkaleli “Damızlık Birliği’nden merkez birliğine üyelerinin tahsilâtla ilgili Ziraat Bankasıyla ilgili yaptığı bir anlaşmayla, üyelerden buzağı desteklemesi yatacağı, alacaklarında nasıl tahsil edileceği hakkında yaptıkları bir protokolün imzası geldi bana. Ben imzalamadım, üyelerimiz imzalamışlar. Ben 3-4 defa okuduğumda anca anlayabildim. Bizim ilkokul mezunu olan bir üreticimiz yorgunluktan zaten canı çıkmış bin türlü hesabı yapıp, ‘Bu hayvancılığa nasıl devam edelim, bu işten nasıl para kazanalım, hayvanlara nasıl yem alalım, tarlayı nasıl ekelim, mazotu nerden bulalım gübreyi nerden bulalım?’ diye can derdine düşmüş üreticinin bu yazıyı okuyup da ne denmek istediğini anlaması mümkün değil. Ben bu yazıyı 3-4 defa okudum ve hukuk danışmanıma sordum ne denmek istediğini ben ancak anladım. Üretici bunu bilmeden anlamadan imzalıyor. Ben şunu gördüm merkez birliğimiz ve damızlık birliğimiz ‘Biz üreticiden alacağımızı nasıl alırız? Bu gariban köylüyü nasıl makasa alırız? Desteklemesine ümit bağlayıp, şu destekleme yatsın da şunu ödeyeyim, bunu ödeyeyim diyen üyenin elinden bu parayı nasıl alırız?’ derdine düşmüşler” şeklinde konuştu.

Mektubun anlaşılamaz olduğunu öne süren Çelikkaleli, “Burada gelen yazıda  ‘Şubeniz  nezdindeki  buzağı  destekleme  ödemesinin  yapıldığı  hesabınızdan  kurum  hesabına virman ile ödemeye  yetkili  olduğunuz  kuruma  bankanız  nezdindeki  buzağı destekleme  ödemesinin  yapıldığı  hesabınızın  bakiyesinin  yeterli olup olmadığını’ gibi karmakarışık ifadelerle yazılan bu yazıda bir anlam çıkarmak  gerçekten zor. Hatta bu gelen yazıyı  uzun süre incelememe rağmen bir türlü anlayamayınca  avukatıma  göndererek yazının ne olduğunu anlamaya çalıştım” diye konuştu.

 

“Ben isterdim ki…”

Üreticinin maliyetler karşısında çok zor durumda olduğunu vurgulayan Çelikkaleli,  “Ben isterdim ki bu birlikler ve merkez birliği, ‘Bu üyelerimiz nasıl bu işi devam ettirsin?’ diye projeler üretsinler. Üç kuruş süt verdiği yerlere borcu olan bu üretici, damızlık birliği süt alımına başlıyormuş, çok sevindim güzel bir proje hayırlı uğurlu olsun ama üreticinin sütçüsüne borçlu olmadığı yer yok.

Her köyde her yerdeki üretici sütçüsüne borçlu, dolayısıyla o sütçünün borcundan kurtulup ta nasıl damızlık birliğine dönüp sütüne dökecek, Tarım Bakanlığımız eğer bu sütü 1,7 ye değerlendirebiliyorsa bunu süt birlikleriyle değerlendirseydi. Damızlık birlikleriyle bu işin yapımı için, damızlık birliklerine alternatifler sunmalıydı: ‘Ucuz yemi nerden temin edebilir, nerden vadeli yem temin edebilir, etini nasıl iyi değerlendirir, eti nasıl ucuza mal ettirir’

 

“Üreticiyi düşünen yok”

Yem fiyatları yükselirken maliyetler artarken üretici nasıl ucuza et mal etsin? Bunlarla ilgili çalışmalar yapmak lazım. Ben şunu gördüm; ‘Üreticiye para kazandıralım, bu üreticiye teşvik edelim destek olalım’ politikası yanında, ‘Üreticiden alacağımızı alalım, bu üretici ne yaparsa yapsın’ diye bir politikanın peşine düşülmüş. Kısacası üreticiyi düşünen yok. Üretici nasıl yapar, nasıl götürür bununla ilgili plan, proje yapan yok herkes üreticiden alacağının peşine düşmüş. Üretici resmi bir evrak almaya gitsin, sivil toplum örgütlerine borcu varsa bir tane evrakını hiçbir kurum imzalamıyor” dedi.

Üreticinin hayvancılıktan para kazanamadığına dikkat çeken Çelikkaleli şöyle devam etti: “Üretici zaten şu an hayvancılıktan para kazanamıyor. 1,65-1,70’e sattığı sütü, 1,65-1,70 zaten mal edemiyor. Bu üretici para kazanamazsa bu sivil toplum örgütlerine olan borcunu, yemciye olan borcunu, veterinere olan borcunu ödemek için mi çabalasın yoksa, sivil toplum örgütlerine olan borçları hesabına yatacak iki-üç kuruş desteklemeler kesilsin, artanıyla mı bu işe devam etsin. Ben bu yazıyı görünce çok üzüldüm  ‘Bu yazıda biz paramızı alalım siz ne yaparsanız yapın’ gibi bir imaj var. Sivil toplum örgütleri bence bu tip tuzaklara üreticiyi düşürmenin peşini bırakıp ‘Bu üretici nasıl para kazanır?’ ile ilgili projeler yapmalılar. Bu ülkede doğan buzağıların ölümünün önüne geçilirse bu ülke ithalat değil ihracat yapar. Bunu 2012 yılından bu yana her karşılaştığım basın mensubumuza söylüyorum: Bu işin kurtuluşunun yolu maliyetin düşürülmesi doğan buzağıların ölmeden kayıp vermeden yaşar-büyür-üretir hale gelmesini temin etmek lazım. Yoksa hayvancılıkta yaşanan  sıkıntılar olduğu gibi devam eder” dedi.

Turgay Konuralp

 

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
18. MADDE UYGULAMALARI’NI ANLATTI
18. MADDE UYGULAMALARI’NI ANLATTI
Ödemiş fakültesini bekliyor
Ödemiş fakültesini bekliyor