Advert
Advert
Advert

Her şey ihracat için!

Her şey ihracat için!
Her şey ihracat için! Küçük Menderes
Bu içerik 542 kez okundu.
Advert

Küçük Menderes havzasının ihracat ürünlerinin başında gelen kestane için zorlu hasat başladı. Üreticiler ve tarım işçileri metrelerce yükseklikteki ağaçlarda tehlikelere meydan okuyor.

Ödemiş, Tire, Kiraz ve Beydağ’ın dağlık kesimlerdeki mahallelerinde üretimi yapılan ve Türkiye kestane üretiminde önemli bir yere sahip olan Küçük Menderes havzasında hasat telaşı başladı. Yılda 5 bin tona yaklaşan verimle Türkiye üretiminin yaklaşık %7’sini karşılayan bölgede hasat aynı zamanda tehlikeyi de göze almayı gerektiriyor. Kestane hasadında en kritik görevi çırpıcılar üstlenirken çırpıcıların günlük yevmiyesi 300 lira civarında olan tarım işçileri metrelerce yükseklikteki dallara tırmanıp tehlikelere meydan okuyor.

Yollar uzun, tehlikeli ve dikenli!

Kestane ağaçlarının dik yamaçlarda olması ve genellikle ulaşım yolunun olmayışı üreticilerin ve yevmiye ile çalışan işçilerin karşısındaki ilk handikap olurken sırayı metrelerce yükseklikteki ağaçlara tırmanmak alıyor. Ağaçtan düşme riskini hiçe sayan üreticiler ve işçilerin çırptığı ağaçlardan eğimli zemine dökülen dikenli meyvelerin toplanması sonrası yeni bir aşamaya geçiliyor. Dikenlerin ellere batmaması için mutlaka eldiven kullanılması gerekirken çuvallara doldurulan kestane bir süre dikenlerden ayrılması için kuyularda bekletiliyor. Yaklaşık 1 aylık bekleyişin ardından dikenli kabuklarından sıyrılan kestaneler boylarına göre ayrılıp satışa hazır hale geliyor.

Toplanması tehlikeli, satışa hazır hale gelmesi son derece zahmetli olan kestane için önemli merkezlerden olan Beydağ’ın Çamlık Mahallesi’nde büyük hareketlilik yaşanıyor. Yıllardır bölgedeki kestane ağaçlarını vuran hastalıkla mücadele sürerken bir yandan da ekmeklerini bu kıymetli meyveden çıkartmak için mesai yapan üreticiler bu yıl kalitenin memnuniyet verici olduğunu ve ihracata dönük satışların yakında başlayacağını belirtti.

İhracat ürünü

Mahallelerindeki kaliteli kestanenin %90’ının toplanıp kuyulara gömüldüğünü söyleyen muhtar Ahmet Yüksel, “Çamlık Mahallemizdeki ağaçlarımızda bu yıl hem verim hem de kalite yüksek. Ağaçların %90’ı çırpıldı ve kestaneler kuyuya gömüldü. Tabi kestane kebap diyoruz ama bunun ağaca bakması, toplaması, ayıklaması son derece zor. Her gün dağların eteklerinde yolu izi olmayan bahçelerde vatandaşlarımız hayatlarını hiçe sayıyorlar. Kimi üreticimiz ağaca kendisi çıkarken kimi üreticilerimize tarım işçilerimiz yardımcı oluyor. Ellerinde sırıklarla ağaçların tepelerinde zorlu bir mesai. Günlük yevmiyeler 250 ila 300 lira arasında değişiyor. Bir işçimiz tabi ağacın boyuna göre bir veya iki ağaç çırpabiliyor. Çırpılan ağaçlardan düşen meyveler toplanıp çuvallara konuluyor. Dikenli bir meyve olduğundan ayıklaması zor. Bu nedenle bir süre kuyularda  bekletiliyor. Bölgemizdeki kestaneler ihracata uygun. İtalya gibi, Rusya gibi ülkelere bölgemizden kestane gidiyor. İhracat ürünü olması nedeniyle üreticilerimiz verdikleri emeklerle ülke ekonomisine doğrudan katkı sunuyor” dedi.

Hastalıkla sıkı mücadele

Kestane ağaçlarını kurutan dal kanserine karşı yıllardır amansız bir mücadele verdiklerini ancak zaman zaman çaresiz kaldıklarını söyleyen Yüksel, bu yıl İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin üreticilere sunduğu destekle hastalığın hızını yavaşlattıklarını belirtti.

Yüksel, “Kestane tabiri caizse yeşil altın. Bu yıl da fiyat beklentisi kilo başı 18 lira civarında. Ama tabi bölgemizde bir de hastalık sıkıntısı var. Yıllardır kurumlarımız böyle önemli bir ihracat kapısının kapanmaması için çare arıyorlar. Kestane ihracat ürünü olduğundan göçü de engelliyor. Bu anlamda bölgemizde köylerin yaşaması için kestane ağaçlarımızın yaşaması çok önemli. Bu yıl İzmir Büyükşehir Belediyemiz göz taşı ve ardıç katranı desteğiyle hastalıkla mücadeleye katkı sundu. Mücadeleye devam ediyoruz, hastalık biraz hafifledi. Ama sıkı takip gerek. Hastalıkla kuruyan ağaçları kesip yerine yenileri dikiliyor ama verim almak tabi zaman alıyor. Yine de biz ağaçlarımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Başar Uçar

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Akyol’un son yolculuğu memlekete
Akyol’un son yolculuğu memlekete
Tire’de Karadeniz fırtınası esti
Tire’de Karadeniz fırtınası esti